Aras İmparatorluğu için "altın çağ" artık sadece bir vaat değil, yaşayan bir gerçeklikti. Giray Aras, elindeki cerrah neşterini bu kez yönetim kurulu masasında kullanmış, tüm pürüzleri temizleyerek hastane grubunu zirveye taşımıştı. Artık ne bir çatlak ses ne de bir tereddüt vardı; Giray’ın otoritesi, babası Haşmet Bey’in mirasını bile aşan bir efsaneye dönüşmüştü. Giray, her sabah hastaneye girdiğinde artık sadece bir doktor olarak karşılanmıyordu; o, sistemin kurucusu ve koruyucusu olarak selamlanıyordu. Odasının kapısı artık sadece başarı raporları ve yeni yatırım projeleri için açılıyordu. Selim’in yarattığı o karanlık kaosun yerini, tıkır tıkır işleyen profesyonel bir saat mekanizması almıştı. Giray, bir yandan dünyanın en zor ameliyatlarına girerek tıp dünyasındaki prestijini ko

