Antalya’nın o büyüleyici, altın rengi günleri, Mayda’nın mağaradan çıkardığı gizemli kutunun etrafında dönen bir keşif tutkusuyla devam ediyordu. Giray ve Mayda, villanın terasında saatlerce o eski haritayı incelemiş, anahtarın hangi kapıyı açabileceğine dair teoriler üretmişlerdi. Tam bu gizemli yolculuğun kalbine inecekleri sabah, kaderin ve İstanbul’un soğuk gerçeği bir kez daha kapılarını çaldı. Şafak sökmeden hemen önce, Giray’ın komodinin üzerinde duran ve sadece çok özel durumlar için açık tuttuğu kırmızı hat çaldı. Giray, telefonun ekranında "EKREM - ACİL" yazısını gördüğü an, içindeki huzur balonunun patladığını hissetti. "Söyle Ekrem," dedi Giray, sesi uykusuzluktan değil, bir aslanın uyandığı andaki o doğal tetiktelikle sertleşerek. Ekrem’in sesi rüzgarlı bir yerden geliy

