Azra ve Berk yatağın kenarına kelepçe ile bağlanmışlardı. Kelepçenin bir tarafı yatağın başlığına diğer tarafı Azra ve Berk’in koluna bağlıydı. İkisi yerde uzanmış yatıyorlardı. Asya hemen yanlarına koştu. Azra kapı sesine uyanmıştı. Gözlerini yavaşça araladı. “ Ne oluyor ” dedi sesi uykuluydu. Berk “ Kolum ” diyerek uyandı. Azra uyanınca kelepçeyi çekiştirmişti. Asya “ bu haliniz ne nasıl buldun ” dedi. Berk’i başıyla göstererek. Azra yattığı yerden doğruldu. Asya’yı şöyle bir süzdükten sonra “ Asıl senin bu halin ne ” Berk Tunç ve Asya’ya bakarak gülmeye başladı. O kadar abartılı gülüyordu ki her yer onun kahkahaları ile dolmuştu. Azra kolunu çekiştirerek “ Manyak manyak gülmeyi kes ” Berk de onun kolunu sert bir şekilde çekiştirdi. Azra “ Elim ” diye söylenip ona ters ters baktı. Tunç “

