bc

KARANLIK ALFA

book_age18+
91
TAKİP ET
1K
OKU
dark
HE
opposites attract
shifter
badboy
mafia
gangster
heir/heiress
drama
serious
kicking
scary
mythology
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

Karanlık Alfa – Hikaye TanıtımıMira, hayatı boyunca özgürlüğüne düşkün bir genç kadın olmuştur. Ancak bir gece, ailesinin gizlice yaptığı bir anlaşma yüzünden kaderi sonsuza kadar değişir. O artık Kuzey Aslan’a ait—soğuk, acımasız ve gizemli Alfa kurduna. Bu evlilik, onun için bir pranga gibi görünse de, zamanla içinde bastıramadığı bir çekim hissetmeye başlar.Ancak Kuzey sıradan bir alfa değildir. Gözlerinin ardında yatan karanlık, geçmişinin korkunç sırlarını saklıyor. Mira, onun dünyasına adım attıkça, sadece Kuzey’in değil, tüm kurt adam âleminin dengesini değiştirebilecek bir sırrı keşfeder. Kuzey’in omuzlarında büyük bir lanet vardır ve bu lanet sadece onu değil, tüm sürüyü tehdit etmektedir.Zorla yapılan bir evlilik, aralarındaki tutkulu ama çatışmalı bağ, Mira’nın keşfettiği yasak güçler ve kurt sürüleri arasındaki kanlı savaş… Mira ve Kuzey’in hikâyesi sadece bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda ihanet, intikam ve doğaüstü entrikalarla dolu bir savaşın başlangıcıdır.Mira kaçmak istedikçe, Kuzey onu daha da kendine çekmektedir. Ama Kuzey’in peşindeki düşmanlar, onların kaderini belirleyecek en büyük tehdittir. Mira bu dünyada hayatta kalabilecek mi? Yoksa Kuzey’in kaderiyle birlikte kendi sonuna mı sürüklenecek?Tutkulu, tehlikeli ve unutulmaz bir aşk hikâyesine hazır olun!

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
Bölüm 1: Karanlık Kader
Gece, şehirde bir bıçak gibi keskin ve soğuktu. Gökyüzünde tek bir yıldız bile yoktu, sanki karanlık, üzerlerine bir kefen gibi örtülmüştü. Beton binaların arasında yankılanan sessizlik, yaklaşan tehlikenin habercisiydi. Mira, dar bir odada dizlerini karnına çekmiş, duvarın soğuk yüzeyine yaslanmıştı. Buraya nasıl geldiğini bilmiyordu. Hayır, biliyordu ama bunu kabullenmek istemiyordu. Her şey birkaç saat içinde olmuştu—ailesi tarafından ihanete uğrayıp, bir adamın insafına bırakılmıştı. Bir canavarın… Kapı aniden açıldı. İçeri giren adamın varlığı bile havayı değiştirdi. Derin, tehditkâr ve baskın bir aura yayıyordu. Kuzey Aslan… Mafyanın en güçlü isimlerinden biri. Onun adı bile yeraltı dünyasında korkuyla fısıldanıyordu. Soğuk gözleri Mira'yı baştan aşağı süzdü, bakışları hem tehditkâr hem de sahipleniciydi. “Kalk,” dedi sert bir sesle. Mira, dişlerini sıkarak olduğu yerde kaldı. Korkuyordu ama bunu göstermeyecekti. Kaçmak imkânsızdı, bunu biliyordu ama teslim olmak da istemiyordu. Kuzey, birkaç adım yaklaştı. Boyu, duruşu ve enerjisi odanın tüm havasını değiştiriyordu. O, tam anlamıyla bir avcıydı. "Benimle oyun oynama, Mira. Biliyorsun ki, sabrım sınırlıdır." Mira başını kaldırdı, gözlerinde inatçı bir kıvılcım vardı. "Beni zorla burada tutabilirsin ama asla seni kabul etmeyeceğim." Kuzey hafifçe gülümsedi, ama bu gülümseme neşeyle değil, tehlikeyle doluydu. Bir elini cebine sokup siyah bir kutu çıkardı ve Mira’nın önüne fırlattı. Kutunun kapağı hafifçe açıldı ve içinden parlayan bir yüzük göründü. “Evleneceğiz,” dedi Kuzey, sesi buz gibi soğuktu. Mira’nın nefesi kesildi. "Ne?" Kuzey eğildi, yüzü onun yüzüne birkaç santim yakındı. "Sen artık benim kadınımsın, Mira. İster kabul et, ister etme. Kaçışın yok." Mira, içinde yükselen öfkeye rağmen sessiz kaldı. Şimdi bir şey yaparsa, sadece kendi sonunu hızlandırırdı. Ama bu savaş bitmeyecekti. Onun kaderi, bu adamın ellerinde olmayacaktı. Mira'nın parmakları titreyerek kutuya uzandı ama dokunmadı. Yüzüğe bakarken içinde yükselen öfkeyi bastırmaya çalıştı. Kuzey Aslan'ın elinden bir yüzük takmak, bir zincir takmakla eşdeğerdi. Bir mahkûmiyetin başlangıcı… Gözlerini Kuzey'in soğuk, karanlık gözlerine dikti. "Neden ben?" diye sordu, sesi meydan okuyan bir fısıltı gibiydi. Kuzey başını yana eğdi, gözlerinde karanlık bir parıltı vardı. "Bunun cevabını gerçekten bilmiyor musun?" Mira nefesini tuttu. Elbette bir şeyler seziyordu ama duymak istemiyordu. Babasının borçları, ailesinin çöküşü, mafyanın içinde dönen kirli oyunlar… Ve en önemlisi, Kuzey’in uzun süredir ona sahip olmak için beklediği gerçeği. Kuzey birkaç adım attı, onun karşısında diz çökerek göz hizasına geldi. Bir eliyle çenesini yakaladı, parmakları soğuk ama yakıcıydı. "Baban seni sattı, Mira. Onun yerine hayatını satın aldım. Şimdi borcunu bana ödeyeceksin." Mira'nın gözleri irileşti. Nefretle Kuzey’in elini itti. "Ben bir mal değilim!" Kuzey’in çenesi gerildi ama yüzünde hala o tehlikeli sükûnet vardı. "Biliyorum," dedi sakince. "Ama bu dünyada güçlünün ne dediği olur, Mira. Zayıflar, kurban olmaktan kaçamaz." Mira'nın gözleri öfkeyle parladı. "Sana boyun eğmeyeceğim." Kuzey hafifçe güldü. Alaycı ve kibirli bir gülüş… "Zaten eğmeni istemiyorum. Eğmeyi seviyorum." Mira’nın kalbi hızla atmaya başladı. Bu adamın ne kadar acımasız olduğunu duymuştu ama şimdi bizzat tecrübe ediyordu. Bir kafese hapsedilmiş bir kuş gibi hissediyordu. Kaçış yolları kapanmıştı. "Ne yaparsan yap, seni asla sevmeyeceğim." Kuzey’in gülümsemesi soldu. O an odadaki hava ağırlaştı, gerilim tırmandı. Kuzey doğruldu, bakışlarını ona dikerek yüzüğün olduğu kutuyu tekrar aldı. "Sevmen gerekmiyor, Mira," diye mırıldandı. "Sadece benim olman yeterli." Sonra arkasını dönerek kapıya doğru ilerledi. Mira’nın kalbi çılgınlar gibi çarpıyordu. Kapıyı açmadan önce Kuzey bir an durdu, başını hafifçe yana çevirdi. "Bu gece iyi uyu," dedi alaycı bir şekilde. "Çünkü yarın senin için yeni bir hayat başlayacak." Kapı kapandığında Mira derin bir nefes verdi. Karanlık odada yalnız kalmıştı ama artık bir şey kesindi. Bu savaş daha yeni başlıyordu. Mira, odada yankılanan kapı sesinin ardından olduğu yere çöktü. Kalbindeki korku ve öfke birbirine karışıyordu. Kuzey Aslan… Bu adamın adını herkes fısıltıyla anıyordu. Mafyanın zirvesinde duran, karanlık işlerin efendisi… Ve şimdi onun esiri olmuştu. Ellerini yumruk yaptı. "Hayır!" diye fısıldadı kendine. Kurtulmanın bir yolu olmalı… Ayağa kalktı ve odanın çevresini inceledi. Geniş pencerelerden dışarı bakınca etrafı yüksek duvarlarla çevrili devasa malikaneyi gördü. Kaçması imkânsız gibiydi. Ama imkânsız kelimesi, onun için hiçbir zaman bir seçenek olmamıştı. Tam o sırada kapı yeniden açıldı. Mira, kalbi hızla çarparken başını çevirdi. İçeriye uzun boylu, kaslı bir adam girdi. Kuzey gibi soğuk bir havası vardı ama bakışları daha ölçülüydü. "Adım Cem," dedi adam. "Patron yarın sabah seninle kahvaltı yapacak. O zamana kadar odanda kal." Mira, gözlerini kıstı. "Ya kalmazsam?" Cem hafifçe gülümsedi ama bu gülümseme bir uyarı gibiydi. "Buna karar verecek durumda değilsin." Mira derin bir nefes aldı. Burada kimseye güvenemezdi. Ama şu an için sakin kalmalıydı. Hırsla Cem'e baktı. "Bana bir şey yapacak mı?" Cem’in ifadesi değişmedi. "Bunu patrona sormalısın." Sonra kapıyı kapatıp çıktı. Mira tekrar yalnız kalmıştı ama içindeki fırtına dinmiyordu. Buradan kaçmalıyım. Her ne pahasına olursa olsun. Saatler geçti. Mira pencerenin önünde oturarak dışarıyı izledi. Adamlar devriye geziyor, girişler sıkı korunuyordu. Bir hata, hayatına mal olabilirdi. Ama bu riski almaya hazırdı. Gece yarısı olduğunda Mira sessizce yatağından kalktı. Ayaklarının ucunda yürüyerek kapıya yaklaştı. Belki kilitli değildir… Kapı kolunu çevirdi ama tahmin ettiği gibi kilitlenmişti. Lanet olsun. Plan değiştirmek zorundaydı. Gözleri pencereye kaydı. Üçüncü kattaydı ama aşağıda bir çatı uzanıyordu. Dikkatlice pencereyi açtı ve dışarıya süzüldü. Ayaklarını çatıya bastığında derin bir nefes aldı. Sadece sessiz ol… Biraz ilerlediğinde aşağıda nöbet tutan adamlardan biri hareketlendi. Mira dondu. Görünmemeliyim. Çatının kenarına yapışarak bekledi. Adam birkaç adım attı ama sonra durdu. Neyse ki fark etmemişti. Tam nefes almıştı ki arkasında karanlık bir gölge belirdi. "Kaçmaya mı çalışıyordun?" Mira, sesin sahibini duyduğunda kanı dondu. Kuzey… Yavaşça arkasını döndüğünde, adamın soğuk gülümsemesiyle karşılaştı. Kuzey, kollarını göğsünde kavuşturmuş, sanki onun bu girişimini bekliyormuş gibi sakin duruyordu. Mira dişlerini sıktı. Pes etmeyeceğim. Hızla arkasına döndü ve çatının kenarına doğru koştu. Ama adımını atamadan bileği çelik gibi güçlü bir el tarafından kavrandı. Bir anda savruldu ve sırtı sert bir duvara çarptı. Kuzey, onu sıkıca tutarken gözleri ateş gibi yanıyordu. "Sanırım beni hafife alıyorsun, Mira," diye mırıldandı. "Sana ait olan bir şeyi kolayca bırakmam." Mira nefes nefese kalmıştı. "Ben sana ait değilim!" Kuzey başını yana eğdi, parmakları Mira'nın çenesini yakaladı. "Bunu zamanla anlayacaksın." Sonra onu hiç zorlanmadan kucağına aldı ve odasına geri taşıdı. Kapıyı kapatırken gözleri karanlık bir anlam taşıyordu. "Kaçış yok, Mira," dedi. "Ne kadar direnirsen diren, bu hikâyede sadece benim kurallarım geçerli." Mira, nefesi kesilmiş halde adama baktı. Bu savaş gerçekten yeni başlıyordu.

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

LANETLİ KÖY (TÜRKÇE)

read
8.8K
bc

BEYAZ KRİZANTEM (+18)

read
4.4K
bc

Haydut Alfa Ve Kurt Adam Kralı

read
6.6K
bc

İlk Kalp Kırıklığım

read
1K
bc

DÖNÜŞ(+18)

read
6.8K
bc

Bedenim Alfaya Ait

read
21.5K
bc

Cins-i İnsan (MUSALLAT)

read
14.3K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook