Aliye’nin adamı Mahir, elindeki küçük şırıngayı seruma enjekte etmek üzereydi. İnce iğnenin ucu, serum şişesinin lastik kapağına girdiği anda, aniden bileğine uzanan güçlü bir elin baskısını hissettiğinden irkildi. Bir an ne olduğunu anlayamadı, fakat ardından gözleri yatağa çevrildiğinde Mirza’nın gözlerini açmış olduğunu fark etti. Mirza’nın bakışları bulanıktı, ama yine de adamın niyetini sezmişti. Güçsüz bedenine rağmen, son bir çabayla Mahir’in bileğini kavramıştı. Fakat ne ona bir şey sorma ne de gücünü tam anlamıyla kullanma fırsatı bulabildi. Çünkü Güneş ondan daha hızlı davranmıştı. Tam olarak uykuya dalmayan genç kadın, kapı sesine gözlerini açmış, içeri girer girmez Mahir’i tanımıştı. Aklından geçen ilk şey, adamın Mirza’ya zarar vermek için burada olduğuydu. Mahirin ne yapacağ

