Avlu, taziyeye gelen insanlarla doluydu. Haberin bu kadar hızlı yayılması şaşırtıcıydı. Sonuçta kara haber tez duyuluyordu. Büyük taş duvarların arasına yerleştirilen sandalyelere aşiretin ileri gelenleri oturmuş, sessizce taziyelerini sunuyorlardı. Reşit Ağa, başköşede oturuyordu. Yüzü bembeyaz kesilmiş, gözleri donuklaşmıştı. Derin bir sessizlik içinde başını önüne eğmiş, neredeyse hareket etmeden oturuyordu. Yanında birkaç yaşlı adam vardı, yüzlerinde derin keder izleri taşıyorlardı. İçlerinden biri, yaşını başını almış, saçı sakalı ağarmış bir adam, Reşit Ağa’nın omzuna hafifçe dokunarak, boğuk bir sesle “Takdiri ilahi,” dedi, “Evlat acısı çok zor ama tevekkülü elden bırakmamak gerekir” Hafız, yavaş adımlarla eniştesinin yanına yanaşıp saygılı bir duruş sergiledi. Hafifçe eğilerek i

