Karanlığı, siyahı, geceyi... Bunların hiçbirini sevmeyen bir kızdım ben. Çünkü ben zaten siyahtım. Ve karanlığın ta kendisiydim... Bir başka manasıyla ben, namütenahi günahların en ön safında yer alan savaşçıydım. Ve eşsiz bir karanlığa bürünmüş ruhum, daha fazla acıya batmak istemiyordu. Ama ben günaha batmak istemedikçe, lanet olası günahlar beni kendi karanlığına çekiyordu. "Siksinler böyle işi! Ne demek Kerem peşimizde?" Kutay uykulu sesiyle bir kabustan uyanmış gibiydi. Ama bu kabus değil bilakis gerçeklerin ta kendisiydi. "Tamam adamları toplayıp geliyoruz. Sen biz gelene kadar bir yolunu bulursun." Kaan, Kutay'a cevap vermeden telefonu kapatmamı işaret ettiğinde dediğini yapıp telefonu kapattım. Gözlerim gecenin karanlığıyla süslenip tehlikeyle perçinlenmiş derin uçuruma tak

