24

1005 Kelimeler

Attığım yer adımda daha da derine batıyordum. Bu savaşta yorgun düşen bedenim değildi sadece, ruhum da zihnim de artık geri dönüşü olmayan bir uçuruma sürüklenmişti birlikte. Kaç cephede savaşıyordum ben, haddi hesabı yoktu bunun. Sona doğru yaklaştıkça ömrümden eksilen günleri sorgular olmuştum. Kendi sonumu kendim mi yazmıştım gerçekten? Yoksa Kaan Barlas mıydı benim sonum? Buz kesmiş gibi bakakalmıştım mesaja. Soluklarım boğazıma tırmanıyor ama zinhar bir nefese dönüşmeden içimde kalıyordu. Harika! Ne bok yiyecektim şimdi ben? Elaya çalan harelerim, usulca Kaan'a çevrildiğinde çoktan pencerenin önünde durmuş, ölümcül bir yüz ifadesiyle dışarıya baktığını gördüm. Ama şükürler olsun ki silah sesleri kesilmişti. Anlaşılan, bu sesler sadece patron denen herifin bana göz boyamak içi

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE