"Artık defolsan diyorum." diyerek yatakta kurulmaya devam eden Emre'ye baktım sinirle. Üç gündür işe gitmiyordu ve bu gün gideceğine söz vermişken hâlâ daha utanmadan yatıyordu. "Herkes kocası yedi yirmi dört yani başında olsun ister, bizimki de kovar arkadaş." "Senin de dediğin gibi yedi yirmi dört. Sen elli saattir evdesin." deyip dizlerimin üzerinde yatağa çıktım. "Ve inan bana bu çok can sıkıcı." "Kim? Ben miyim can sıkıcı?" deyip kendini gösterdi. Üzerine bişi giy yavrum üşüyeceksin. Yok, asla şu an üzerine atlamak istediğimden değil. "Evet. Sensin." deyip kollarımı göğsümde birleştirdim. Sırf bana bir şey olur, evde bir yerde bayılır kalırım diye bekliyordu başımda. Biliyordum. Ve bunu biliyor olmak oldukça canımı sıkıyordu. "Çok canın sıkılıyorsa bara gidelim." diyen Emre'ye

