Ela ateşte ki kahveyi son anda taşmaktan kurtarıp annesinin fincanının bol köpüklü olmasını sağladı. Köpüksüz ve dip kısmı da kendisine boca etti. Şimdi olmuştu işte. Birazdan annesine Ali'yi anlatacaktı. Taarruza hazır bir askerden çok uzak tedirgince annesini karşısına oturdu. Annesi fincanından bir yudum alınca kafasında ki konuşmaya odaklandı. "Korktuk falan ama yüzükleri taktık." Annesi fenalık geçiren o haline büründü, "Ayyy hatırlatma." Dedi fenalık geçirecekmiş gibi. Eli kalbindeydi. Ela içinden kendine küfür etti. Çok güzel girmişti tebriklerini sundu. "Anne siz babamla çok aşık mıydınız?" Annesi bir anda sakinledi. "Hem de nasıl?" "Çok şanslısınız ama anne. Aranızda hiç engel olmamış." Annesi güldü. "Olmadı." Dedi. Ela gülümsedi. Fincanın dibini görüp kızına baktı.

