Bir tek yaralı olan elim değildi kalbim de bir o kadar yaralı kanlar içindeydi. Kendi derdim yetmezmiş gibi bir de başıma Ciwan’ın ahlaksız emirleri çıkmış başa çıkmak için de kafayı dağıtmaya çalışıyordum. Yalnız tam karşımda çayını yudumlarken kafa dağıtmam pek mümkün gibi durmuyordu. Bütün gün başım önde çalıştıktan sonra Berfin kolumdan çekip gel arka bahçede çay içelim derken isteksizdim kimseyle ne konuşacak ne de oturacak haldeydim. Beni kıza kıza olacağız diye ikna etmeye çalışırken adımlarım hafiflemişti ancak bahçeye çıkıp karşımda gördüğüm kemik kadroyla yerimde donmuş nefes dahi alamamıştım. Ciwan büyük masanın başında aksi bir surat ifadesiyle kalın kaşlarının altında geldiğimi görmüş tepki vermeden öylece bakmıştı. En azından utancından bakışlarını kaçırmasını bekledim ama ya

