1.3

745 Kelimeler

"Keşke ellerin olsaydı Hera." Minik köpeciğim bu sözümle kafasını elime yatırınca homurdandım. Sabahtan beri evin dışındaki küçük kulübede saklanıyorduk ve o hep aynısını yapıyordu. Bütün ağırlığını devamlı bana veriyordu. Halbuki ben ona yaslansam hoş mu olurdu? Olmazdı. Öyleyse o da bana yaslanmasındı. İnsan dediğin karşısındakinin kendisine yapmamasını istediği şeyleri... Bıkkınlıkla derin bir nefes verip kafamı kaldırdım. Kulübenin içinde yere çökmüştüm pencereden gözükmemek için. Saat tahmini öğle sularını geçmişti. Yan tarafımda sabah termosa doldurduğum yemek ve içecek vardı. Hera ve Medu sıkıldıkları için arada kuyruklarını sallandıra sallandıra geziyorlardı kulübede. İki minik köpek. Biri kızıl, diğeri beyaz. Kızıl; Hera, beyaz ise Medu. İkisi de çok küçük. Büyümezlerdi de. Ci

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE