Bazen hiçbirşey göründüğü gibi değildir.Olayları sadece gördüklerimizden ibaret sanan bizler, iç yüzleriyle yüzleşince önyargının pişmanlığını yaşarız çoğu zaman.Cihata öfkeliydim.Ama benim de ondan gizli bazı şeyler yaptığım göz önüne alınırsa kızmaya hakkım yoktu.
Ikimiz de birbirimize güvenmiyorduk.Sadece amaca odaklanmıştık. Ve bu amaç için kimseyi harcamaktan çekinmezdik.Birbirimizi bile...aslında son öğrendiğim gerçeklerle bir kez daha anlamıştım.Bu yolda doğru insanla yürüyordum.
"Peki Eymen biliyor mu sende kaldığını? Olumsuz anlamda iki yana salladı başını.
"Hayır kendini otelde kalmış gibi gösterdi.Onu bu işin içine çekmek istemedi."
Aymira hem en çok Cihat'a güvenmiş, ama onu bile korumak için çoğu konudan dışarıda tutmuştu."Peşinde birilerinin olduğunu biliyordum.Onu korumak için yemin ederim herşeyi yaptım. Ama benden de gizledi çoğu şeyi." Sıkıntılı bir halde başını ellerinin arasına aldı.Aslı destek olmak ister gibi eliyle omzunu sıvazladı.Öyle bir çıkmaz sokaktaydım ki ne geriye dönebiliyordum nede bir adım ileri gidebiliyordum..
*******
Aslıyla güven vermek istercesine birbirimize baktık.Eymen'e babası evde olmadığı bir gün ona gelmek istediğimi oturup konuşmaya ihtiyacım olduğunu söylemiştim.Artık yalanlarım ayaklarıma dolanıyor, beni düşürmek için an kolluyordu.Kapıyı yardımcıları değil de solgun suratıyla Eymen açtı.Sıcak bakışları önce beni sonra yanımda ki kızı bulduğunda "Hoşgeldiniz!" dedi.
Kalıplı bedenini geriye çektiğinde içeri girdik."Üst katta benim odamda oturalım isterseniz.." hevesle atıldım."Olur olur daha iyi olur hatta." Aslı uyarırcasına boğazını temizledi."Yani şey sizin salon biraz kasvetli ondan." Eymen'de hiç şüphelenmek aklına gelmemiş başıyla onaylayıp merdivenlerden çıkmaya başladı.Bizde birbirimize kaş göz yapıp dürtüyorduk."İyimisiniz siz?"
Birden dönüp anlamsız bir ifadeyle ikimize baktı."İyiyiz ya niye iyi olmayalım? Bak ben sana tanıştıramadım.Bu benjm arkadaşım Aslı."
Şaşkın bir şekilde bir bana bir de Aslı'ya baktı."Senin mi arkadaşın?" Evet dercesine başımı aşağı yukarı salladım.Hic birşey demeden dönüp odasına girdiğinde şaşkın bir mırıltı döküldü dudaklarından."Ilginç.".
Benim kimseyle arkadaş olamayacağımı bilen nadir insanlardandı.
Odaya girince Laptopu etrafa saçılmış kağıtları topladı.Kağıtların üstünde tek bir isim yazıyordu.
Aymira Bolat!
Onun fotoğrafları, bilgileri, dna raporları..Çaktırmadan göz gezdirdim.Birinin üstünde yazan yazı dikkatimi çektiğin de daha fazla zamanımız kalmadığını anladım.
"Aymira Bolat son bir ay içerisinde otelimizde kalmamıştır." Okları Cihat'a yöneltmek isteyenler eğer biz biraz daha geç kalırsak bunda başarılı olacağa benziyorlardı.Aslıyla göz göze geldik.Oda benim gördüğümü görmüştü ve ne yapıcaz der gibi başını salladı.Bilmiyorum dercesine omuz sevmiştim.Çünkü harbiden bilmiyordum.Eymen'in gösterdiği yere oturduk ikimizde.İşini nihayet bitirdiğin de"Ne içersiniz?" Diye sordu."Ben zahmet olmazsa taze sıkılmış limonata alayım." Şaşkınca Aslı'ya döndüğüm de niye böyle birşey istediğine anlam vermeye çalıştım.Merak etme bende bakışı attığında içeceklerimizi hazırlamaya giden adamın ardından oda ayaklandı.
"Ben aşağıda onu oyalıyacağım.Elini çabuk tut." Bu kızı yeni tanımaya başlamama rağmen nedense güveniyordum.İkisininde aşağı indiğine emin olunca odadan çıkıp Aymira'nın odasına girdim.Kitaplığın sağını solunu karıştırdım.Yoktu işte hiç birşey.Yıldızlarla süslenmiş duvara bile göz gezdirdim.Ama hiç bir ipucu bulamıyordum.
Birden beynim de yanan ampulle bilinmez sırlar yavaş yavaş aydınlandı.Ne demişti defterinde bıraktığı notta;
"Hiç birşey göründüğü gibi değil.O gece ki yıldız kadar anlamlı..Aynı görünse de diğerlerinden farklı."
İşte bu! Heyecanla yerimden fırlayıp kitaplığı çektim yavaşça.Bütün duvarı kaplayan yıldızlarda parmaklarımı gezdirdim.Bunlardan birinde birşey olmalıydı.Gözlerimi kapadım bir süre ve sakince düşündüm.Onunla anılarımızı, geçirdiğimiz vakitlerde atlamamam gereken detayları düşündüm.Zihnimde gezintiye çıktım..
"Şuna bak benim yıldızım o! 21. yıldız." Saymak sonsuzluğa zaman tanımlamak kadar imkansız olan gökyüzüne baktı genç kız.Neye göre 21..Ama Aymira'ydı bu, işlerine akıl sır ermezdi."
Zihnim de ki mazi gezintisini doğru mekanlarda yaptığımda geçmişi unutmamalıyız dedim iç sesime.Çünkü geçmiş geleceği aydınlatır.Duvarın kenarından saymaya başladım.
1..2..3..4..13..18..21..
21!
Gözlerimi kapatıp anılarımdan güç alıp dokundum yıldıza.Birden ufak bir gürültü oluştuğunda korkuyla geriye gittim.Kitaplığın arka kısmında kalan duvarda el büyüklüğünde delik açıldığında hayretle baktım oraya.Bir süre durup başka birşey olucak mı diye bekledim.Merdivenlerden gelen tıkırtıyla elimi çabuk tutmam gerektiğini farkedip deliğe soktum.Ufak birşey elime çarptığında ne olduğunu anlamak için elime aldım.
Bu bir bellekti..!
"Alin!"
Eymen'in sesiyle elim ayağım birbirine dolandığında, tekrar yıldıza bastım.Nasıl bir sistem kurmuştu burda fazla aklım ermesede bu yıldız bir mekanizmanın tuşuydu anlaşılan."Alin nerdesin?" Aslı'nın imalı sesiyle kitaplığı yerine yerleştirip hızla bir kitap aldım elime.Açılan kapıyla Eymen'in şüpheli bakışları beni buldu.Aslı umduğu manzarayı görmeyince rahat bir nefes verdi.
" Alin sen burda ne yapıyorsun?"
Soğukkanlılıkla elimde ki kitabı gösterdim."Aymira bu kitabı çok sevdiğinden bahsederdi telefonda konuşurken.Bende odasına bir kezde olsa girmek istedim.Seni rahatsız etmedi değil mi bu durum?" Az önce ki şüpheli bakışları anında dağıldı.Anlayışlı bir ifadeyle gülümsedi.
"Yok niye rahatsız olayım.İçecekleri hazırladık diye haber vermek istedim.Ama istiyorsan kalabilirsin odada. "Odaya son kez göz gezdirip geçici süreliğine vedalaştım onunla..Ondan kalanlarla hüzünlü bir tebessümle vedalaştım.Eymen'in anlayışlı ifadesine karşı kendimi suçlu hissettiğim de, herşeyi onlar için yaptığımı bir kez daha hatırlattım kendime.
Bazen büyük şeyler kazanmak için, küçük şeylerden fedakarlık yapman gerekirdi.Bu oyunun sonunda başarılı olmak istiyorsak, önce kaybetmiş gibi göstermemiz gerekiyordu kendimizi.
******