Her zaman yüzünde sabit olan hissizlik maskesinden eser kalmamıştı.Öfkesi tam olarak kime ve neye anlamasamda onun sana kötü hissettirmesi için sebebe ihtiyacı mı var diyen iç sesime hak verdim.Başkasının mutsuzluğuyla kendi mutluluğunu tatmin eden insanlarla aynı dünyada yaşamak artık bana acı veriyordu. "Seviyor musun onu?" Cümleyi ağzından pis birşey tükürür gibi yüzünü buruşturarak söylediğinde neden böyle sorular sorduğunu anlamaya çalışıyordum. "Evet seviyorum." Birden zayıf bedenimi kolları arasında döndürüp duvara yapıştırdı. "Ne dedin sen?!" Sanki çok anormal birşey söylemişim gibi davranması cidden tuhaftı.Hiç birşey demeden stabil bir ifadeyle seğiren gözüne baktım. Öyle öfkeliydi ki sanki şuana kadar olan öfkeleri gölge gibi kalmıştı yanında. "Sen benim karımsın Alin!" Kükre

