Sabah ışıkları köyün tozlu yollarına serilirken, karakolun üzerindeki ağırlık biraz olsun hafiflemişti. Selman’ın ölümü büyük bir sessizlik getirmişti ama bu sessizlik huzur değil, sorgulamaydı. Çünkü herkes biliyordu ki: Her kurşunun bir yankısı olur. Ve Rauf’un kurşunu, sadece Selman’ı değil… kendi geçmişini de vurmuştu. --- Rauf’un odası – sabah Derya pencerenin önünde durmuş, sigarasından derin bir nefes almıştı. Normalde içmezdi. Ama bu gece “normal” değildi. Rauf içeri girdiğinde, Derya başını çevirmedi. > “Hiç kimse bana seni unutmam gerektiğini söylemedi Rauf,” dedi. “Ama seni sevmek... beni içimden ikiye bölüyor.” Rauf yaklaştı, ama temkinliydi. Sanki bir adımıyla her şeyi bozacak gibiydi. > “Derya, ben seni bu savaşın içine çekmek istemedim.” Derya döndü, gözl

