Saat altıda gözleri açılan Kerem hemen sağ elinin yüzük parmağını gözden geçirdi. Yüzük duruyordu. Dün akşam rüya değildi o halde. Rahatlık tüm bedenine yayılırken o da gerinmeye başladı. Kendi odasının hemen dibindeki kilere oluşturduğu küçük çaplı egzersiz odasında bir saat kadar sporunu yaptıktan sonra duşunu alıp kahvaltı yapan ailesinin yanına indi. "Günaydın herkese, afiyet olsun." "Ne o bugün de mi işe gelmiyorsun? Tişört şort giymişsin." "Öğlen geçeceğim baba. Neslihan ve arkadaşına kahvaltı sözüm vardı." "Yaa, Pelin değil mi? Dün akşam nasıl da koşturdu Neslihan için. Ona bir şey almadık Kerem. Bugün beğendiği bir şeyleri al, lütfen." "Benim de aklımda olan bir şeydi; ama yok ya. Siz bir ürün tasarlayın, Pelin adını koyun. Daha şık olur." "Ayy, haspam. Alındın mı sen?" "Yok

