Kamuran şirket basamaklarını elinde kahveyle aheste aheste çıkarken gözü önünü bile görmüyordu neredeyse. Her gün hal hatır sormadan geçmediği güvenlik kendisine seslendiğinde son anda durup yanıt verebildi. "Günaydın Kamuran hanım." "Günaydın Eren. Nasılsın?" "İyiyim, siz nasılsınız? Kerem Bey yok mu bugün de?" "Şe.Ker'imiz evleniyor, kısmetse yakın zamanda. Hazırlık yapıyor. Az sonra ben de gideceğim yanına." Ben de ilelebet ayrılıyorum galiba diye düşündü. Babasıyla görüşmesinden sağ çıkabilirse kardeşine yardım da ederdi. Kafası az sonra olası muhtemel, kansız can yakıcı konuşmadaydı. Babası kan dökmeyi sevmezdi. Ercüment bir an Kamuran'ın Eren'le dalga geçtiğini düşündü. Kerem nasıl evleniyordu? Böyle mühim bir haberi ona söylemeyi unutmuş olamazdı herhalde. Yeni olmalıydı; ama

