16. Bölüm

3584 Kelimeler

Sabah güneşi, ince bir tül gibi Boğaz’ın üzerine yayılmıştı. Saat henüz dokuzu gösterirken, masmavi suların üzerinde gümüş rengi bir ışıltı dans ediyordu. Kıyıya yakın, cam duvarlı lüks mekân, sabahın dinginliğini özenle içine çekmiş gibiydi. Beyaz keten örtülerle donatılmış masalarda hafif bir tuz ve taze kahve kokusu birbirine karışıyor, denizden gelen hafif esintiyle mekânın içi deniz meltemi gibi serinliyordu. Simay, masanın kenarındaki denize bakan sandalyeye yerleşmişti. İnce, açık bej rengi bir trençkotu omuzlarından süzülürken, saçlarının güneşte yakalanan kestane tonları hafif bir ışıltı saçıyordu. Elindeki kahve fincanını dudaklarına götürmeden önce, karşısındaki adamı göz ucuyla süzdü. Deran, beyaz gömleğinin manşetlerini hafifçe kıvırmış, koyu lacivert saatini bileğine yerleşt

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE