“Beni burada bekle,” deyip kapıyı açtım ve dışarı çıktım. Bahçeden çıkınca sokakta bekleyen Güz’ün araçlarını gördüm. Hemen ileride ise kırmızı spor bir araba vardı. Arabaya doğru yürüdüm. Hafiften yağmur çiseliyordu. Arabanın içinde oturan üç kişi vardı. Nehir’in Aşkım’ları bunlar olmalıydı. Arabanın camına tıklatıp dışarı çıkmalarını istedim. Üç kişi de arabadan çıkıp karşıma dikildi. Sarışın, esmer ve kumral uzun boylu üç genç ile karşılaştım. Üçü de birbirinden hoş görünüyordu. “Nehir nerede?” dedi sarışın olan. “Kendisi gelemeyince seni mi yolladı yerine? Sen kimsin?” diye sordu kumral olan. “Ben ablasıyım.” “Tam Nehir’lik hareket,” dedi esmer olan. Yüzünü buruşturdu ve ayağının ucunu yere sürttü. “Gençler, üzgün olduğunuzu görebiliyorum. Bursa’dan buraya Nehir ile yüzleşmeye ge

