bölüm 7

712 Kelimeler
Ailelerinin gözünde Delal ve Mirza artık birer düşmandı. Her iki aşiret de onurlarını kurtarmak için harekete geçmiş, bu yasak aşkı sonlandırmak için planlarını yapmışlardı. Delal’in babası, kızını sonsuza dek yok saymakla tehdit ederken, Mirza’nın ailesi de aynı sertlikle hareket ediyordu. Artık geri dönüşü olmayan bir yola girmişlerdi. Aşklarının bedeli, her iki taraf için de ağır olacaktı. Delal ve Mirza, bir yandan kaçmak için yeni bir plan yaparken, diğer yandan etraflarındaki tehditlerin farkındaydılar. Bu sefer her şey daha dikkatli planlanmalıydı. Geçen sefer Mirza’nın yaralanması ve Delal’in tuzağa düşmesi, ne kadar büyük bir risk altında olduklarını göstermişti. Mirza, Delal’i törelerin elinden kurtarmayı başarmış olsa da, her seferinde daha büyük bir tehlike onları bekliyordu. Ailelerinin baskısı gittikçe artıyordu. Onları bulmak için adamlar peşlerine düşmüş, kaçacakları yer kalmamış gibiydi. Delal, bir gece Mirza’ya dönüp "Böyle devam edemeyiz," dedi. "Her an yakalanabiliriz. Aşiretler bizden vazgeçmeyecek. Ya kaçmayı başaracağız ya da bu topraklarda kaybolacağız." Mirza ise onun endişelerine rağmen güçlü durmaya çalışıyordu. "Bir yolunu bulacağız, Delal. Aşkımız her şeyden güçlü." Bu kez planları daha kesin ve netti. Gece yarısı buluşacak, en yakın kasabaya doğru yola çıkacaklardı. Oradan, kimsenin onları bulamayacağı bir yere kaçacaklardı. Ancak aşiretlerin gözlerinden kaçmak kolay değildi. Tuzakların Kapanışı Ancak Mirza ve Delal’in aşiretlerin elinden kaçma planları bu sefer de kusursuz değildi. Delal’in babası, kızının bu defa kaçmayı başaramayacağını biliyordu ve ona tuzak kurmak için her şeyi ayarlamıştı. Aşiretin en güvendiği adamlarını Delal’in peşine taktı. Her adımlarını izleyen bu adamlar, Delal’in ve Mirza’nın nereye gittiğini öğrenmişlerdi. Mirza ve Delal, yola çıktıklarında peşlerindeki gölgelerden habersizdiler. Onları izleyen aşiret adamları, yakında Delal ve Mirza’nın hayatını sonsuza dek değiştirecek bir tuzak kurmuştu. Delal’in babası, bu sefer kızını geri döndürmekte kararlıydı. Mirza ise ya ölecek ya da Delal’den sonsuza dek vazgeçecekti. Bir gece yarısı, Delal ve Mirza’nın saklandıkları yeri buldular. Kaçmak için bir fırsatları yoktu. Aşiretin adamları kapıya dayanmış, her iki âşığı da kuşatmışlardı. "Artık sonuna geldik," dedi Mirza, gözlerinde hem bir korku hem de kararlılık vardı. Delal ise çaresizce Mirza’nın elini tuttu. "Seni asla bırakmayacağım," diye fısıldadı. Kanlı Son Aşiret adamları içeri girdiğinde, Mirza kılıcını çekip karşı koymaya çalıştı. Ancak sayıları çok fazlaydı. Mirza, Delal’i korumak için sonuna kadar savaştı. Fakat bu, kaderin kaçınılmaz sonunu değiştirmeye yetmedi. Adamlar Mirza’yı yere serdiğinde, Delal çığlık atarak sevgilisinin yanına koştu. Mirza’nın kanı, yere dökülmüş, aşklarının sonunu kanla yazmıştı. Delal, Mirza’nın başını kucağına alıp gözyaşları içinde haykırdı. "Hayır! Bunu yapamazlar! Seni benden alamazlar!" Ancak aşiret adamları, Delal’i de zorla alıp götürdü. Ailesi, Delal’i kurtardıklarını sanarak, onurlarını törelerin kurallarına uygun şekilde geri kazanmışlardı. Delal’in gözyaşları, bu topraklarda bir daha asla aşkın filizlenemeyeceğini anlatır gibiydi. Törelerin Zaferi mi? Delal, aşiretin ellerinde sürüklenirken, kalbindeki acı her an biraz daha derinleşti. Mirza’yı kaybetmiş, aşklarının bedelini en ağır şekilde ödemişti. Ancak bu onun için son değildi. Törelere karşı olan savaşı henüz bitmemişti. Delal, her ne kadar ailesi onu törelere boyun eğmeye zorlamış olsa da, içindeki isyan ateşi sönmemişti. Ailesi, Delal’i zorla evliliğe sürüklemeye çalışırken, Delal’in aklında tek bir şey vardı: Mirza’nın hatırası ve ona olan aşkı. Bu aşk, ona güç vermiş, törelere boyun eğmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmıştı. Ne olursa olsun, Delal asla törelere teslim olmayacaktı. Mirza’nın kaybı, onu daha da güçlü bir hale getirmişti. Aşkın Sonsuzluğu Delal, sonunda ailesinin baskılarına karşı durmayı başardı. Mirza’nın ölümünden sonra, ailesi ona ne kadar baskı yaparsa yapsın, Delal pes etmedi. Onlar törelerin ağırlığını Delal’in omuzlarına yüklemeye çalışırken, Delal bu yükü reddetti. Kendi kaderini kendisi belirlemeye kararlıydı. Törelerin kurbanı olmayacaktı. Bir gece, Delal sessizce evden kaçtı. Bu sefer kaçış planı daha farklıydı. Artık Mirza yoktu, ama onun hatırası Delal’e yol gösteriyordu. Gittiği her yerde, Mirza’nın sesini duyuyor, onunla beraber yaşıyormuş gibi hissediyordu. Delal, ne kadar uzaklaşırsa uzaklaşsın, Mirza’nın aşkı ona yol göstermeye devam etti. Töreler ne kadar güçlü olursa olsun, aşkın gücüne karşı koyamamıştı. Delal, sonsuz bir yolculuğa çıkmıştı. Aşiretin, törelerin, kan davalarının hüküm sürdüğü bu topraklardan uzaklaştıkça, kendi içindeki özgürlüğü buldu. Mirza’nın ölümü, Delal için bir son değildi; aşklarının büyüklüğü, törelerden çok daha güçlüydü. Her ne kadar Mirza’nın kanı bu aşkın bedeli olmuşsa da, Delal onu yüreğinde yaşatmaya devam etti. Delal ve Mirza’nın aşkı, törelerin en sert duvarlarını bile yıkacak kadar güçlüydü. Ne kadar kan dökülse de, ne kadar acı yaşansa da, aşkları sonsuza dek hatırlanacaktı. Kan ve aşk, bu topraklarda hep yan yana anılacak, aşkın en büyük zaferi olarak tarihe geçecekti. Töreler onları ayırmıştı, ama aşkları hiçbir zaman silinemedi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE