Beraber mutfağa indiklerinde Aras kendi kendine şarkılar mırıldanarak etrafında dolaşıyor, Zehra da onun bulaşıcı mutluluğunun etkisiyle kıkırdayıp duruyordu. Ne zaman baş başa kalsalar Aras böyle davranıyordu. Belki zamanla sıkılır, ilişkilerine alışır ya da belki ondan soğur diye düşündüğü zamanlar olsa da Zehra bu durumu kabullenmeye başlamıştı. Kocası onunla olmayı gerçekten seviyordu. “Masayı hazırladım canım,” demesinin ardından başını salladı. “Tamam, istersen sen yemeye başla, ben de çayları koyup geleyim.” “Olmaz, çayları ben halledebilirim.” “Emin misin?” Aras kaşlarını çatarak karısının en sevdiği fincanları çıkarırken Zehra gülüyordu. “Elbette eminim. Sonuçta bu kesme ya da pişirme içermeyen bir çalışma!” Zehra pişen omleti bir tabağa alırken Aras da aşırı dikkatli bir

