"Hadi Dilan biraz daha ıkın!" Dilan dakikalardır ıkınıyordu ama olmuyordu. Sancısı çok vardı. Canı çok yanıyordu. Artık gücü tükenmek üzereydi. Dilan son gücüyle defalarca olduğu gibi yine ıkındı. Bir süre sonra etrafı güçlü bir ağlama sesi sarınca Dilan her şeyi yeni farkına varmıştı. Kızı doğmuştu. Dünyaya gözlerini açmıştı. Doktor bebeği temizleyip Dilan'ın kucağına verdi. İşte şimdi tüm çektikleri mazide kalmıştı. Kızının mis kokusunu içine çekti. Alnını öptü. Bu.. bu çok güzeldi! Ve Dilan'ın en dikkatini çeken masmavi gözleriydi. Dilan'da Adar'da esmerdi ama kızları mavi gözlüydü. Halası Arya'ya ve kayınvalidesi Rojda'ya çekmişti gözleri. Bembeyaz teni vardı. Okka gibi küçücük burnu vardı. El kadardı. Dilan yanağında ki ıslaklıkla ağladığını yeni fark etti. Belkide yıllar sonra i

