3 ay sonra; Dilan gözlerini araladı. Boş boş etrafa baktı. Yine gözlerini açmıştı. Yatak örtüsünü kaldırıp yavaş yavaş camın önüne geçti. Deniz'in uçsuz bucaksız maviliğini seyretti. Tüm gün burada oturup denizi izliyordu. Yine aynı şekilde uzun uzun denizi izledi. Adar'ın isteği üzerine taşınmışlardı. Ama Dilan için bir anlam ifade etmiyordu. Dilan her gün Poyraz'ın odasına giriyor ve ağlayarak tüm gün odadan çıkmıyordu. Bu yüzden Adar taşınmalarını istediler. Dilan oturduğu yerden denizi seyretmeye devam ederken kapı çaldı. "Gir." Dedi ruhsuzca. "Kahvaltı hazır Dilan Hanım." Dedi çalışan. "Aç değilim." Kadın üzgünce Dilan'a bakıp mecburen odadan çıktı. Her gün bıkmadan usanmadan çağırıyorlardı. Ama cevap hep aynıydı. Çok geçmeden kapı tekrar açıldı. Kapının çalınmamasından Adar oldu

