bc

KUMA +21

book_age18+
2.0K
TAKİP ET
18.0K
OKU
dark
age gap
drama
serious
small town
friends with benefits
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

Birbirinden tamamen farklı iki kadının, aynı çatı altında kesişen kaderlerini ve sessiz çığlıklarını anlatan sarsıcı bir hikayeye davetlisiniz. Geleneklerin, törelerin ve kaçınılmaz yazgıların gölgesinde şekillenen bu romanda, köklü bir geçmişe sahip Anadolu köyünün taş duvarları arasında yaşanan gizli acılara tanıklık edeceksiniz. Zamanın ötesinden gelen bir halı motifinin ilmek ilmek işlediği hüzün, karakterlerin gözyaşlarında ve duruşlarında hayat buluyor. Kitabın kapağında yer alan o hüzünlü ve mağrur bakışlar, aslında anlatılmamış binlerce hikayenin, bastırılmış duyguların ve fedakarlıkların somut birer yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Peri Peri’nin güçlü kalemi, insan ruhunun en derin dehlizlerine inerek, okuyucuya sadece bir kurgu sunmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumsal gerçeklerin aynasını tutuyor.Evin avlusunda oturan iki kadının duruşu, aralarındaki sessiz ama derinden hissedilen bağı ve her birinin omuzlarında taşıdığı ağır yükü gözler önüne seriyor. Biri gençliğinin baharında hayallerinden vazgeçmek zorunda kalmış, diğeri ise yılların verdiği yorgunluk ve geleneklerin yüklediği sorumlulukla katılaşmış ama içten içe kanayan iki yürek. Bu iki hayatın tek bir evde, ortak bir kaderde nasıl birleştiğini, çatıştığını ve zamanla nasıl birbirinin sığınağı haline geldiğini okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. Arka planda uzanan sisli dağlar ve eski köy evleri, karakterlerin içsel yalnızlığını ve yaşadıkları coğrafyanın sert kurallarını simgeliyor. Dokuma tezgahının başında geçen saatler, aslında sadece iplerin değil, kırılmış umutların ve yeniden inşa edilmeye çalışılan hayatların birer sembolü olarak romanda yerini alıyor.Kuma, sadece bir zorunluluğun ya da dayatmanın romanı değil; aynı zamanda kadının kadını anlama, iyileştirme ve birlikte var olma mücadelesinin de destansı bir anlatımıdır. Peri Peri, kelimeleriyle adeta bir ressam gibi çalışarak, Anadolu'nun kalbinden kopup gelen bu hikayeyi tüm çıplaklığı ve çarpıcılığıyla aktarıyor. Kitabın sayfalarını çevirirken her bir karakterin nefesini ensenizde hissedecek, avludaki toprağın kokusunu içinize çekecek ve kilim desenlerinin ardına gizlenmiş sırları çözmeye çalışacaksınız. Gizemli geçmişlerin, geleceğe dair belirsizliklerin ve her şeye rağmen ayakta kalmaya çalışan güçlü kadın karakterlerin sürükleyici öyküsü, okuyucunun hafızasında uzun süre silinmeyecek izler bırakacak cinsten.Bu kitap, sessiz kalmayı seçenlerin ya da sesini duyuramayanların gür çığlığı olmayı hedefliyor. Her bölümünde farklı bir duygu yoğunluğu barındıran eser, fedakarlığın, kıskançlığın, kabullenişin ve en nihayetinde sevginin farklı yüzlerini keşfetmenizi sağlayacak. Yaşanan tüm dramatik olaylara rağmen umudun yeşerecek bir çatlak bulduğu bu topraklarda, kaderin oyunlarına karşı durmaya çalışan ruhların mücadelesine hayran kalacaksınız. Sürükleyici anlatımı, derin karakter tahlilleri ve etkileyici atmosferiyle bu roman, kütüphanenizin en özel köşesinde yer almayı fazlasıyla hak ediyor. Kapaktaki o derin ve anlamlı bakışların arkasındaki dünyayı keşfetmek, iki kadının ortak yalnızlığına ortak olmak ve hayatın acı-tatlı gerçekleriyle yüzleşmek için bu eşsiz edebi yolculuğa çıkmaya hazır olun.

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
DİK DURMAK ZORUNDASIN 🌿
Güneş, taş duvarların ardındaki dik yamaçlardan çekilirken, köyün üzerine kurşuni bir sessizlik çökmüştü. Avludaki eski dokuma tezgahının gıcırtısı, gün boyu süren koşturmacanın ardından nihayet susmuş, yerini akşam rüzgarının fısıltısına bırakmıştı. Peri, oturduğu tahta sedirde elindeki yazmanın kenarını sıkıca tutuyor, gözlerini karşı duvardaki eski kilim motiflerinden ayıramıyordu. O motiflerin her bir ilmeğinde geçmişin, yaşanmışlıkların ve en çok da bu evde harcanan ömürlerin izi vardı. Şimdi ise o izlere yenileri eklenecekti, hem de hiç silinmeyecek cinsten. İçeriden gelen tencere kapaklarının sesi, evdeki gergin bekleyişi bölen tek şeydi. Mutfakta hummalı bir hazırlık vardı ama bu hazırlık bir bayramın ya da neşeli bir kavuşmanın habercisi değildi; bu, iki farklı hayatın zoraki bir şekilde birleşmesinin, bir kadının üzerine çökecek olan yeni bir gölgenin hazırlığıydı. Adımlarının ağırlığından, yüreğindeki yükün ne denli büyük olduğu anlaşılan Esma, mutfak kapısının eşiğinde belirdi. Yüzündeki çizgiler sadece yaşın değil, bu çatının altında biriktirdiği gizli acıların da birer nişanesi gibiydi. Bakışları avlunun ortasında adeta bir heykel gibi sessizce oturan Peri’ye kaydı. Genç kadının gözlerinden süzülen tek damla yaş, yanağında kuruyup gitmişti ama bıraktığı iz hâlâ taze görünüyordu. Esma derin bir iç çekti, omuzlarındaki tülbenti düzelterek ağır adımlarla sedire doğru ilerledi. Aralarında ne bir kelime konuşulmuş ne de bir sitem dile getirilmişti; ancak ikisi de aynı kaderin iki farklı ucundan tuttuklarını çok iyi biliyorlardı. Bu ev, artık sadece bir barınak değil, iki kadının ortak yalnızlığını paylaşacağı sessiz bir zindana dönüşmek üzereydi. Geleneklerin ve törenlerin amansız kuralları, bu topraklarda insanların iradesini bir çırpıda yutardı. Kimse kimseye ne hissettiğini, kalbinin hangi köşesinin kırıldığını sormazdı. Peri, henüz hayatının baharındayken, kurduğu tüm hayallerin üzerine çekilen bu kalın perdeyle nasıl yaşayacağını bilmiyordu. Kendi rızası dışında yazılan bu senaryoda ona düşen rol, sessizce boyun eğmek ve bu evin "kuma"sı olmaktı. Esma ise yıllarca tek başına hükmettiği, acısıyla tatlısıyla sahiplendiği bu yuvaya bir ortağın gelişini kabullenmek zorundaydı. İki kadının bakışları havada kesiştiğinde, ne bir nefret ne de bir düşmanlık vardı; sadece birbirini çok iyi anlayan ama durumun çaresizliği karşısında elleri kolları bağlanan iki ruhun sessiz feryadı okunuyordu. Dışarıda, köyün dar ve taşlı yollarında yankılanan ayak sesleri, beklenen anın yaklaştığını haber veriyordu. Zaman, sanki Peri’nin aleyhine işliyor, her saniye göğsündeki sıkışıklığı biraz daha artırıyordu. Esma, genç kadının yanına oturup elini yavaşça onun titreyen dizine koydu. Bu dokunuş, bir teselliden ziyade, "Ben de geçtim bu yollardan, dik durmak zorundasın" demenin sessiz bir yoluydu. Anadolu'nun bu ücra köşesinde, sisli dağların gölgesinde var olmaya çalışan kadınlar için ağlamak bir lüks, ayakta kalmak ise bir zorunluluktu. Dokuma tezgahının ipleri gibi, hayatları da başkalarının ellerinde bükülüyor, düğümleniyor ve hiç istemedikleri bir desene dönüşüyordu. Akşamın karanlığı avluyu tamamen esir aldığında, kapının ahşap sürgüsü büyük bir gürültüyle çekildi. O ses, Peri’nin yüreğinde bir şeylerin sonsuza dek koptuğunun ilanıydı. Artık geri dönüşü olmayan bir yola girilmiş, bu evin taş duvarları arasına yeni bir kader mühürlenmişti. İçeri giren adımların sesi yaklaşırken, iki kadın da bakışlarını kapı eşiğine çevirdi. Esma’nın gözlerindeki o katı ama kanayan ifade, Peri’nin çaresiz bakışlarıyla birleşti. Gece, bu evde saklanan gizli acıların üzerine örtülürken, her iki kadın da kendi içsel dehlizlerinde, hiç bitmeyecek olan o uzun ve zorlu mücadelenin ilk sayfasını açtıklarını biliyorlardı.

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

Unscentable

read
2.0M
bc

He's an Alpha: She doesn't Care

read
779.4K
bc

Claimed by the Biker Giant

read
2.0M
bc

Holiday Hockey Tale: The Icebreaker's Impasse

read
999.5K
bc

A Warrior's Second Chance

read
370.7K
bc

Not just, the Beta

read
355.1K
bc

The Broken Wolf

read
1.2M

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook