Geceye katran çöktü.Zifiri kapladı her yeri ve küçük bir kız sokağın ortasında tek başına kaldı.Yalnız, yapayalnız..Sesini duyursa, duymazdı kimse.O yüzden sustu.Sükut belki de konuşmanın çare olmadığı yerde geriye kalan tek şeydi.Kimse susmak istemezdi.Susturulurdu. Elinde yarım kalan pamuk şekeri, ağzının kenarlari annesinin silmesi için yapış yapış şeker olmuştu. Ama annesi orda yatıyordu işte..Onu ağzını silmesi için uyarmiyor, pamuk şekerini neden bu kadar çok sevdiğini sorgulamiyordu. Işte ilk kez orda hissetti herşeyi, memnun olmadığını sandığı dakikalara bir ömrünü verecek kadar hasret duyacağını ilk kez orda hissetti.. Ve iliklerine kadar özledi.. "Küçük kızın seni hala özlüyor..ve pamuk şekerinden hala nefret ediyor." Òksuzluk ne miydi? Büyüyememekti.. Dolu dolu olan bak

