Yazım hatalarım için affola gözden geçirmedim... Ağır adımlarla karanlık odadaki büyük yatağına doğru ilerliyordu genç adam. Üzerindeki dore ceketini tüm yorgunluğuna rağmen düzgünce üzerinden çıkarak kenardaki koltuğun üzerine bıraktı. Düzeninden taviz vermeyen mükemmeliyetçi bir kişilik olduğunu her zaman kabul etmişti. Yatağına uzanır uzanmaz arkadan kapı çalınmıştı. Josef gözleri kapalı bir halde derin bir iç çekti. Lanet olası gün bitmek bilmiyordu ve çok yorgundu. Sabahtan beri bir sürü şeyle uğraşmıştı. Daha güneşin doğmasına üç dört saat varken ayağa kalkmış Güney bölgesine göndermesi gereken silahları gözden geçirerek fiyorttaki gemilere yükletmek olmuştu. Büyük yük sandıklarına gizli yerleştirilen yeni çıkan barutlu silahların ticaretine yeni başlamıştı. Onu enselemeye çalış

