AİLEM VE BEN

1058 Kelimeler
GÖKÇE İki aydır evin de bizimkilerinde tadı yoktu... Canım dedem halimi anlamış olacak ki..."Biraz bende kalsan Gökçe, hem teyzende anneannende seni özledi." deyip iki hafta kaçırmıştı beni evden. O iki hafta tekrarları yapmış konuları toparlamıştım. Hâlâ aklımda Ömerle ilgili deli sorular vardı. Pınar'la o günden sonra konuşmamıştık bir kaç mesaj attı ona kızgınlığımı anlamıyordu. Ömer'in istediği cevabı alamayınca ateş saçan bakışları bazen vicdanımı yokluyor ama ben kendimi ikna ediyordum en doğrusu buydu. Ben okumalıyım mantıklı olanı yapmıştım. Gerçi o da okuyamazsın demesede benim içimde bu aşkın bir karşılığı yoktu. Benimde bu aralar durumum iyi değildi aklım karışıktı sanki gitmek istiyorum ama Annemin halide iyi değil gibiydi. Eskisi gibi evimizin huzurlu havasına dönmesini çok istiyordum.Bir kaç gün önce Babam ve Annemin yanına gelmiştim. Zehra teyzeyle ilgili o son tartışmadan sonra belliki aralarında soğuk rüzgarlar esiyordu. Annem inatçı biridir.Babamın da ondan kalır yanı yoktur.Ama ben gelince biraz olsun yumuşamış görünüyorlardı. Anneme Ömer meselesini anlatıp moralini daha da bozmak istemedim. Ali birgün annemin çok ağladığını söyleyince kendi derdim küçücük gelmişti. Anahtarımı almamışım zile basınca Annem açmıştı kapıyı..."Güzel kızım " deyip sarıldı sımsıkı bana...Anne sıcaklığı...bir dedem birde Annem böyle tarifsiz hislerle sarılıyordu sanki bana... Annem bir şeyler bekliyor gibi yüzüme baktı. "Ne zaman anlatacaksın olan biteni teyzenden mi duyacağım böyle şeyleri?" Teyzemle aramızda çok yaş farkı yoktu.Ama herşeyi ona anlatmak huyum değildi. Pınar'ı sorup aramızda soğukluk olduğunu anlayınca bende mevzuyu biraz anlattım. Teyzem kendi halinde 24 yaşında üniversite den yeni mezun olmuştu son zamanlarda bir markette çalışıyordu. Gelen talipleri için çok dikkatli olup uzun uzadıya araştırdığı içinde hâla evli değildi. Ama Ömer konusunda kararımın doğruluğu konusunda oda beni onaylamıştı.Zehra'nın bu işte parmağının olduğunu duyunca... 'O kadının olduğu yerden uzak duracaksın zaten' demişti. Anneme üzgün yüz ifademle... "Annecim mevzu kökünden kapanmış oldu artık yolu açık olsun sınavım nasıl geçti sormayacak mısın?" deyip yayılmıştım tv karşısındaki koltuğa... En sevdiğim sosyal medya kanalını izleyecektim.Sınav sonrası en büyük hayalim olabilirdi...Annem bir kase en sevdiğim bahar meyveleri ile gelmişti. O da severdi bu kanalı kamp yapan genç çiftin o sakin doğadaki hali onada huzur veriyordu.Babam da severdi ama son günlerde yeni birime geçişi nedeniyle mesaisi geç saatlerde bitiyordu. Kardeşim Ali ise yaz tatilinde yeni hobisi olan kodlama eğitimi alacağı için bilgisayar başından ayrılmıyordu. Ne ben Ömeri konuşmak istiyorum nede Annem birşey soruyordu son günlerin en huzurlu gecesiydi. HAYATIMIN DÖNÜM NOKTASI "Alicim şu bilgisayarın başından kalkacak mısın canım kardeşim yoksa ben uygun bir şekilde kaldırayım mı?" Yeni kalınlaşan tiz ergen sesiyle... "Yok ablam sen güzel olduğun kadar vay anasını avradını bir halterci gibisin lütfen ben kalkarım" Bu velet abisi olsa ne yapacaktı acaba... "Tamam kalk sonuçlar açıklandı" Sandalyeyi çekip bana itti. "Ablacım bu şimdi mi söylenir.İnşallah gidiyorsun bu sefer değil mi? O büyük oda benim olacak..." "Yeter Ali aç şu turuncu ekranı da siteye gir yoğunluktan açılmaz falan o zaman sen rüyanda alırsın odayı..." "Allah'ım lütfen bu sefer tutsun lütfen..." duamı edip tuşa dokundum. Heycandan bir sefer şifreyi yalnış girmiştim. Sanki bu sonuç kurtarıcım olacaktı bu şehirden gidebilmem için bir araç. Sonuç ekranı açıldığında hiç beklemediğim birşey olmuştu puanım geçen seneden on puan geride ve sıralamam çok düşüktü bu sonuçla Hukuk asla gelmez. Tüm hayallerim saçma sapan olaylar en çokta Ömer yüzünden suya düşmüştü ve hayallerime artık çok uzaktım mecburen bir tercih yapacaktım. Furkan amcamın eşi Hilal teyze daha önce bir dershane de kimya öğretmenliği yaptığı için onunla yapıyorduk tercihlerimi. Şimdilerde kendi temiz içerikli kişisel bakım ürünlerini ürettiği bir atölyesi vardı.Hemen onu aradım sonuçları söyleyince önce teselli etti beni ama ihtimaller arasına yine hukuk yazabilirsin dedi.Akşam onların evinde tercihleri yapmak için sözleştik. Sıralamam Hukuk için çok yeterli değildi iki fakülte seçtik birisi Ankara biriside Trabzon da olacaktı.Gerisi ise öğretmenlik ve en çok okuma yaptığım psikoloji olacaktı sonra bir iki tane meslek yüksek okulu olarak 'adalet yazalım' dedi Hilal teyze ben sıcak bakmıyordum ama puanım iyi olduğu için hukuk gelmese bile diğer bölümler tutar diye düşündük. Son puan sistemini benim anlattığım kadarıyla bildiği için bana güvenip öyle bir kaç üniversiteyi yazdı, aileme yakın olmaktı niyetim. Trabzon hariç Eskişehir civarında tercihler yaptım ama memleketi hiç yazmak gelmedi içimden. Gençken yeni yerler görmek ve yeni insanlar farklı kültürler tanımak duygusal zekayı geliştiriyormuş öyle okumuştum meşhur psikoloğun kitabında... Aslında huzursuzluğun bendeki etkileriydi belkide bunlar kaçabilir mi insan kaderden? Sonuçlar on gün içinde açıklanacaktı bizde Babamın şirketinin her sene gönderdiği yedi günlük tatil için bavulları çoktan hazırlamıştık yarın sabah Köyceğiz de olurduk... Babam kendimi bildim bileli gece yolculuğunu sever 'uzun yol başka türlü dur, kalk geçmez 'derdi. Sabah Babamların şirkete ait apartlara vardığımız da nem ve sıcaktan yapış yapış olmuştuk bile kendimizi bir bir duşa attıktan sonra öğlen sıcağında klimalı odadan hiç çıkamazdım Eskişehirin kuru gölgede esen havası nerede bu sıcak nerede denizde yüzmek akşam bisiklet gezintilerimiz olmasa tatil değil eziyet resmen... İkindin mis gibi karpuz kokusuyla uyandırırdı Babam bizi, bu bizim tatil rutinimiz bu sene bir hüzün var içimde tuhaf bir his...Anlamsız hislerde 19 yaşımın hediyesi bana sanırım... Akşam denizden çıkıp babamın enfes mangalı ile karnımı doyurduğumda uykudan açamadığım gözlerimle yatağımı zar zor bulmuştum. Gece yarısı bir kabusla uyandım. Ömer kucağında kanlı bir bebek yanında Zehra teyze öfkeyle üzerime yürüyordu.Tam yüzünü göremediğim bir kadınsa kahkaha atıyordu. Kabustan inlediğimi duyan Annemin sesi ile açtım gözlerimi başımda dua okuyordu dudakları kıpır kıpır sınav stresi mi başka korkular mı bilmiyorum ama bu kabus olayı ilk değildi. "Anne o Zehra " diyebildim uykulu sesimle. Annem "Korkma kızım kabus" dedi üzgün bir sesle... Sabah kahvaltı Ali ve Annemdeydi bizde babamla en sevdiğimiz fırından sıcak birşeyler almak için çıkmıştık yürüme mesafesi oldukça yakındı.En sevdiğim Köyceğizin sokaklarında yasemin kokularıyla, begonvillerin her kapının pencerenin üstünden sarkan o güzel görüntüsü... Babam üzgün bir ses tonuyla, "Güzel kızım akşam korktun mu sen? Yol yorgunluğu ile duymadım annen söyledi. Korkulacak birsey mi oldu bana anlatacak mısın Gökçe kızım?" Bir iç çektim rüya aklıma geldikçe hâla içim ürperiyordu. "Yok babacım bir kabus sadece son zamanlarda arttı stresten belki de, sonuçlar açıklanırsa geçer." Babam elini omzuma atıp, "Merak etme artık yoluna bile çıkamaz o çocuk amcasıyla konuştuk bilirsin babası benim için hatırı sayılır bir adamdı amcası da düzgün adamdır.Anlayışla karşıladı güzelce konuşacak " "Babacım gerek yok ben zaten ümit verecek bir harekette bulunmadım. Ama o Zehra teyze işte o kadın da tuhaf birşey var o huzursuz ediyor sadece" ...(arkamda bir dağ gibiydi bu sözlerle) Babam sessiz kalmıştı fırından alışveriş yapıp çıktıktan sonrada hiç birşey konuşmadı benimle, aparta döndük ve kahvaltıda yine o huzurlu ailem vardı herşey geride kalmıştı.Şimdilik! Tatil devam ediyordu...bu tatil çok sürprizli çok...:)
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE