Güven bir yağmur tanesi kadar hassastır!
Göz kapaklarının üstüne, çöken ağırlığı ne kadar yok etmek isteyip uyanmak istese de bu pek mümkün olmuyordu sanki.
Uyanmak istiyordu en son soğuk zeminde uyuya kaldığını hatırlıyordu. Sonrası sonrası yoktu!
Güç bela gözlerini açıp çevresine bakındı, hastane odası kolunda ki serum ve lanet baş ağrısı hasta mı olmuştu yani kuruyan boğazında ki o acı tat yüzünü buruşturmasına neden olmuştu.
Su içmek istiyordu tam o esnada oda kapısı açıldı.
Şerwan ve doktor direkt ona bakıyordu.
"Arya hanım uyanmışsınız nasıl hissediyorsunuz kendinizi" diyen doktorla ağzını açtı.
"İyiyim su alabilir miyim?" Dedi kuruyan dudaklarını yalayıp!
Şerwan hemen, yatağın yanında ki çekmece üstünden pet şişede ki suyu alıp Arya'nın içmesine yardım etti.
"Teşekkür ederim ne oldu bana neden burdayım" aklına Erdem gelmişti.
Belki kurtuluşu olurdu o yoktu sonuçta!
"Yüksek ateşten hastaneye yatışın yapıldı Arya ateşin düştü yinede bir gece misafirimiz olacaksın geçmiş olsun" diyip gitti doktor.
"Erdem onun haberi var mı senin nasıl benden haberin oldu" diyip geriye yaslandı.
"Takip ettim Arya iyiki de etmişim şu haline bak bir beni Erdem için terk ettiğine değdi mi?" Aklı almıyordu Şerwan'ın bazı şeyleri!
Arya Şerwan'ın ani gelen sorusuyla ilk şaşırdı sonra ise kızdı.
"Bu konuyu konuşmak istemiyorum gitsen iyi olur" Erdeme çoktan haber uçmuştur.
Hoş yeni karısının koynundan çıkıp geleceği ise büyük bir muammaydı.
"Erdem den korkmuyorum Arya bak seni çekip alırım ondan kaçman için yardım ederim" dedi.
Bunu eski sevgilisi olduğu için değil bir zamanlar en yakın arkadaşı dostu olduğu için bir kadının bir erkeğin esareti altında kalmaması için yapacaktı.
Arya bu teklife balıklama atlardı. Çünkü Erdem çoktan Roma semalarına uçmuştu bile kaçıp gitse izini bulamazdı.
Çünkü Arya'nın iki kimliği vardı.
Bu biraz garipti evet kimsenin de haberi yoktu.
"Ya yakalanırsan Şerwan Erdemi tanımıyorsun" öfkeli olduğu zamanlarda gözü kimseyi görmezdi.
"Emin ol onu senden daha iyi tanıyorum korumaların şuan burada olduğundan haberi yok gizlice çıktık bir kaç gün de haberleri olmaz"
Meryem ve eşini uyarmıştı güzelce Şerwan Arya uyuduğu vakitlerde planını çoktan hazır etmişti.
Arya'nın içine ise huzursuzluk çökmüştü. Çok kolaydı herşey!
Yinede kaçıp gitme isteği daha ağır basıyordu.
"Bilmiyorum Şerwan ya yakalanırsak" dedi şüphe dolu sesiyle.
"Herşeyi ayarladım Arya seni halamın yanına İstanbul'a götüreceğim orda bulması imkansız" halası oldukça güçlü bir kadındı.
"Peki tamam gidelim"dedi.
"Doktorla konuşacağım serumun bitsin çıkalım Erdemin haberi olmadan şehirden çıkmak gerek"
Bazı planlar ve kararlar enine boyuna düşünülmeli öyle yola çıkılmalıydı. Arya bu geceden sonra daha mantıklı kararlar alacaktı.
Şerwan doktorla konuşmuş Arya'nın kaldığı odaya girmişti.
Serumu biten Arya hemşireyi, çağırmış iğnenin çıkmasını beklemişti. Sonunda kurtulacak özgür mü olacaktı.
Bu bile gülümsemesine neden olmuştu.
Ne acıydı aşık olduğu adam tarafından hor görülüp, ihanete uğramak kim bilir ne zamandır ilişkileri vardı Rojinle!
Düşünüyordu Arya Erdemin sık sık gittiği iş seyahatleri telefonuna gelen mesajlar salak mıydı acaba anlamamıştı.
Düşündükçe ne kadar aptal olduğunu iyi anlıyordu.
Gözleri dolsa da hemen yaşları geriye iteledi. Aptallığına bunca yıllık emeğine deli gibi ağlamak istese de yapmadı.
Ağlamak yoktu!
Tam tersi bunca acıyı ona reva görenlerden er yada geç öcünü alacaktı.
Şerwan'ın odaya girmesiyle ona döndü. Yataktan çıkıp buruşan üstünü düzeltti gidecekti.
"Vakit kaybetmeden gidelim Arya" dedi.
"Gidelim"
Şerwan ve Arya hastaneden çıkarken onları takip edenden bir haberlerdi.
Erdem elbette tatile balayına gitmemişti. Arya'nın neler yapacağını kime koşup kimden yardım isteyeceğini bilmesine rağmen böyle bir yol bulmuştu.
Aklı bulanıktı Erdemin hemde öyle böyle değil doğruyu görmüyor. Son sürat yanlışa gidiyordu.
Bu durum tam beş aydır devam ediyordu. Güzel giden bir evliliği aşık olduğu eşi vardı.
Ama ama işte Ankara ya iş için gittiği gün başbaşka bir Erdem olarak geri dönmüştü.
Yanında Rojin le sanki genç adama, yasak olandan içirmişler. Ruhu benliği kayıplara karışmıştı.
Aryaya ne kadar kötü davransa da yüreğinin yarısı acılar içinde kıvranıyor diğer tarafı daha fazla daha fazla inliyordu.
Erdem eski halini istese de ona engel olan bir şey vardı.
Günahkâr insanlar ve Erdem karşı koymadığı sürece kaybetmeye mahkumdu.
Şimdi ise karısı eski sevgilisiyle ondan kaçıyordu. Kaçtığını sanıyordu. Ama ondan kurtuluş yoktu işte Arya ihanet ve yalanın bedelini ödeyecekti.
Sanrı rüya bunların bir çoğuna sahipti, ne yazık ki Erdem aile kurbanı olma yolunda gidiyordu.
Rojin yılanın tekiydi başı ise Erdemin annesi ve yengeleri çekiyordu.
Şerwan aracın kapısını açıp Arya'nın binmesine yardımcı oldu.
Kendisi de sürücü koltuğuna geçip gaza bastı. Artık bu şehirden gitmeleri gerekti. Yol boyu sessiz olsalar da Arya'nın içi içini yiyor canı feci halde sıkılıyordu.
Ters giden bir şeyler vardı ama ne!
O sıralarda konağın çalışanların dan Mine Erdem bey ve Arya hanımın odasına girmiş dip köşe temizliğe başlamıştı.
Bu işi hanımı yapsa da o yoktu. Şuan ve iş başa düşmüştü.
Mine giysi dolabının dibini temizlerken, eline gelen şeyle kaşlarını çatıp doğruldu.
Avcuna baktığında kanadığını gördü. Ne vardı Allah aşkına orda elini kesmişti. İçten içe söylendi "ne olacak çivi falandır" diyip işine geri döndü.
Evin diğer hanımı Sultan hanım bir hışım odaya daldı.
"Sen ne halt ediyorsun bu odada derhal çık" demiş Mine'yi yaka paça dışarı atmıştı.
Mine sinirle söylenip mutfağa girdi.
"Bıktım bu aileden bıktım"
Sultan hanım ise sinsi sinsi odayı inceliyordu.
"Aptallar"
Erdemi bu eve geri getirmesi lazımdı yoksa yaptıkları onca şey boşuna gidecekti.
Hoş artık oğlu Rojinin koynuna girmişti. Bunu hem görmüş hem kanıtlamıştı eh gelini iyi iş çıkarıyordu.
Ah Sultan hanım ah bir gün işlediğin günahkâr dönüp dolaşıp seni bulurdu öyle yada böyle!
Erdem direksoyunu sıkan ellerine kısa bir bakış attı. Başı ciddi anlamda ağrıyordu.
Hem başı hem midesi bulanıyordu.
Görüş açısı bile bulanık hale gelmişti sanki!
Karısının gidişine şahit olup izin veremezdi. Bu yüzden gaza basıp aracı önlerine kırdı.
Arya hayalkırıklığıyla yanında ki adama baktı.
"Sen mi haber verdin ona" dedi kimseye güveni kalmamıştı.
"Nee saçmalama Arya bunu neden yapayım" diye bağırdı.
Son anda frene basıp!
"İntikam için neden olacak Şerwan seni bıraktım terk ettim diye aklınca bana ders mi vermek istedin ha"
İkili tartışa dururken Erdem güç bela arabasından indi.
Sarhoş gibiydi bütün bedeni sallanıyordu.
Arya sinirle araçtan çıktı ve Erdem le göz göze geldi.
Genç adamın alnından oluk oluk ter akıyordu. Ve pek iyi görünmüyordu doğrusu ne olmuştu buna böyle!
"Ooo Erdem bey eşinizin koynundan çıkıp buralara kadar gelmene gerek yoktu" diye bağırdı.
"Haklısın Arya ama küçük bir fare yuvasından kaçıvermiş"
"Sensin fare piç kurusu hoş şuan bana engel olamazsın her an düşüp bayılacak gibisin" dedi ama peş peşe dizilen dört arabayla bakakaldı.
"Ben işimi şansa bırakmam Arya konu sen olunca seni eve bırakıp gideceğim Rojine"dedi acı acı.
Ne oluyordu Erdeme ya!
"Siktir git Erdem boşa beni artık senden kurtulmak istiyorum"
"Hmm boşanıp ne yapacaksın eski aşkına mı? Koşacaksın"
"Sanane ister ona koşarım istersem yenisini bulurum senden iyisini daha adam olanı" der demez yanağına yediği tokatla yüzü sağa doğru savruldu.
Şerwan ne ara araçtan inip Erdeme yumruk attı bilmiyordu bile!
"Piç kurusu seni"
Erdemin adamları Şerwan'ı tutarken Erdemin sağ kolu Arya hanıma yaklaştı.
"Arya hanım gidelim lütfen daha fazla zorluk çıkarmayın"
Yediği tokat canını yakmamıştı. Asıl canını yakan beş senesini boşuna verdiği adamdı.
Şimdi ise iyi ki diyordu ondan çocuğum olmamış!
Buna bile sevinir olmuştu.
Erdem tokat attığı elini yumruk haline getirdi.
Beş ay boyunca yaptığı şeyleri aklı ermiyordu.
"Götürün Arya'yı bende geleceğin hemen"
Bir daha karısını tek bırakacak değildi.
Bulanan midesiyle yere çöküp yediği ne varsa kustu.
Sanki içinde ki zehri atıyordu. Yoktu böyle bir acı beyni yüreği kalbi yanıyordu cayır cayır!
Bazı şeylerin ne affı nede özrü olurdu.
Erdem ve Arya'nın hayatını cehenneme çeviren tam dört cehennem zebanisi şeytanı vardı....
Bölüm Sonu...
Tahminleri alayım!