Azize’den Salonda Zümre’yle beraber oturuyorduk. Ateş telaşla içeri girdi. “Babaanne, sana bir şey söylemem gerek,” dedi. Gözlerinde korku vardı. “Hayırdır torunum?” diye sordum. “Babaanne… Masal ve Elif kaçırıldı,” dedi. Elim kalbime gitti, bir an nefes alamadım. Zümre bir yandan elimi tutmuş, bir yandan da Ateş’e “Kim?” diye soruyordu. “Anne, ben bilmiyorum,” dedi Ateş. “Bir kadın Boran’ı aramış. ‘Kızlar elimde, babaannenle kapanmayan bir hesabım var. Onu bana getir’ demiş.” Aklıma gelenle koltuğa yığıldım. “Bu olamaz… O kadın akıl hastanesindeydi,” dedim. Geçmişin yükü kendini yine üzerime bıraktı. Ateş hemen önüme eğildi. “Babaanne ne oluyor? Kim bu? Kafayı yiyeceğim, karım ve kardeşim onun elinde! Ne akıl hastanesi, ne diyorsun sen?” “Otur… Anlatacağım her şeyi. Sonra beni o

