"Ne yapıyorsun sen Özgün!" Mustafa'nın sesini duyduğumda yüreğim ağzıma gelmişti. "Kapının boyası... Eskimiş onu inceliyorum." dedim elimle aralık kapıyı göstererek. Mustafa kapıya daha yakından baktıktan sonra bana onay verdiğinde şaşkınca onu izliyordum. Yaptığım saçmalıklar sadece onda işe yarıyordu çünkü. Sonra içerde duran Tuğba ve Uğur'u fark ettiğinde mavi gözleri irice açılmış heyecanla izlemeye koyulmuştu. "Niye söylemiyorsun sessiz ol, şunları dinleyelim." dedi ve kapının diğer tarafına geçerek izlemeye başladı. Hayretler içerisinde aralık kapıdan içeri kafamı uzattığımda bize arkalarının dönük olduğunu görüp rahatladım. Tezgahta bir şeylerle uğraşıyorlardı. "Ne diyeceğimi bilemiyorum." dedi Tuğba kararsız bir sesle. Daha sonra elini saçına daldırdı ve kaşıdı. Bu hareketi çok

