"Sizi," dedim üzerilerine doğru bir adım daha atıp. "Ne yapsam?"
Kerem "Komutanım, kız zaten size yanıkmış. Biz azıcık sevinsin gariban, gönlü hoş olsun istedik. Amacımız kötü değildi ki." dedi yedikleri haltı savunmak için.
"Bana yanık olduğu için." dedim sakin bir sesle. Başımı ağır ağır salladım. Adını bile bilmediğim kızın beni sevmesi gururumu okşuyordu ama konumuz bu değildi. "Kızın gönlünü hoş etmek size mi kaldı lan!" diye bağırdığımda sesim az öncekine göre daha sert ve gürdü. "Bir de benim üzerimden!"
"Komutanım-"
"İki gün sonra başlayacak olan izinleriniz iptal." dedim. Kerem hafif hafif başını salladı. Ailesine uzak olduğu için izinlerde dinlenirdi. Yani iznini yakmak ona ceza olmazdı ama Barış'ın sevgilisi vardı.
"Komutanım-"
"Vazgeçtim." dediğimde Barış'ın gözleri parladı. "İkiniz de lisenin güvenliğine eşlik edeceksiniz. An be an arayacağım. Aradığımda hakkınızda bir şikayet varsa o zaman sizi Albayın önüne atarım ona göre!"
Arkamı dönüp gidiyorken Barış'ın "Kesin kendisi o yazıştığı kıza gidecek. Olan bize olacak. Gel de üniformalılara meraklı ergen liselilerle uğraş dur!" diyen homurtusunu duydum. Yazıştığım kadına gitmeyecektim, kardeşime gidecektim.
Bende yazıştığım kadına gideceğimi bilmiyordum ki...
Arkamı döndüm. "Kardeşime gideceğim piç herif! Senin gibi karı kız düşkünü müyüm ben?"
"Estağfurullah komutanım." dedi hemen.
Sabır çekerek oradan çıktığımda Esra'yı aradım. Uzun uzun çaldı ve kapandı. Kaşlarımı çattım. Hep çabuk cevap veren biriydi. Tekrar aradığımda bu sefer açtı.
"Güzelim," dedim. Gülme sesini işittim.
"Ooo, kimleri görüyorum." dedi imalı imalı.
"Neden ilk aramama dönmedin?" dediğimde arabama doğru yürüyordum.
"Tanya ile cilt bakımı yapıyorduk, abiciğim." dediğinde arkadan öksürme sesi gelmeye başladı. Tanya, Esra'nın yazar arkadaşıydı. Aynı zamanda da ev arkadaşıydı. Kız hem kitap yazıyordu hem de öğretmendi. Esra bahsetmişti. İlk kitabını on yedi yaşında bastırmış ve kitabı çok satılanlara girmişti.
Öksürük sesleri kesilmedi hatta tam tersine arttı. "Kıza bak. Su içir." dedim.
"Abi kapat. Kız gitti. Tanya?" dedi. Kızın öksürme sesi arttı.
"Sırtına vur. Bir şey mi yedi? Sırtında kalmış olabilir." dedim.
"Kızım heyecan yapma. Sakin ol." Üst üste sırtına vurma sesleri geldiğinde arabama binip telefonu hoparlöre aldım ve dizimin üstüne koydum. Telefon aniden kapandığında kaşlarımı çattım.
Acaba ambulansı mı arayacaktı? Kıza bir şey olmasa bari. Askeriye ile lojman arasında on dakika vardı. Normalde araba kullanmazdım pek ama sabah Alparslan kendi arabası bozulduğu için benim arabamı almıştı. O yüzden şimdide eve daha çabuk gidecektim.
Eve yaklaşırken telefonum yeniden çaldı ve ekranda Esra yazısı belirdi. Telefonu açıp kulağıma yasladığımda "Uhh!" diye nefeslendi. "Kız kardeşin AFAD'a katılacaktı ama son anda hemşirelik daha cazip geldi. Bir arama kurtarma, aman bir öksürme operasyonunu başarıyla tamamladı." Minik bir kıkırtıdan sonra "Demek ki operasyon çeken tek kişi sen değilsin Üsteğmen Savaş Taşdemir."
"Bak bak! Kim sana böyle gaz veriyor bücür." dedim. Güldü.
"Gazla çalışmıyorum ben abi. Bu benim normal halim. Mükemmel olduğumu biliyorum."
"Egoya bak egoya. Tavan yapmış." dedim evin kapı deliğine kilidi sokarken.
"Ne sandın abi? Kimin kardeşiyim?"
"Abim yesin seni. Abin kurban olsun sana, güzelim benim." dedim.
"Abi," dedi kısık bir sesle. Sustu bir kaç saniye. Ardından "Tanya," dedi. "Özür dilerim." Sesler azaldığında ben içeri girmiş postallarımı çıkarıyordum.
"Ne oldu?" dedim.
"Off, abi sesin hoparlördeydi çünkü Tanya tırnaklarıma oje sürüyordu ve telefonu elime alamazdım. Sen de öyle konuşunca şey oldu işte."
"Ne oldu, anlamadım?"
"Sen, abin yesin seni, kurban olsun sana, güzelim falan dedin ya. Sana demiştim Tanya ailesiyle görüşmeyen biri. Duygulandı biraz. Önümde ağlamak istemediği için de odasına gitti. Off."
"Bilmiyordum."
"Bahsetmiştim sana. Ailesi onu reddetmiş ve kimseyle görüşmüyor."
"Hatırlamıyorum. Sen bana her şeyi anlatıyorsun."
"Çok mu konuşkanım? Şikayetçiysen de yapacak bir şey yok Üsteğmenim."
"Çok konuşma. İki gün sonra sendeyim bücür. Bana güzel yemekler yap."
"Ahanda şimdi sıçtık!" dedi ve üstüme kapattı. Ekranla bakıştım bir süre. Üstten mesaj bildirimi geldi.
"Abi Tanya ile ilgilenmem lazım. Sonra ararım ben seni. Öptüm bay 🙋♀️ 👋 🫂" diye mesaj atmıştı.
"Tamam." yazdım.
Telefonu kapatıp duşa girdim. Bedenimdeki sigara, barut ve toprak kokusu su ile alıp giderken ben kız kardeşime gerçeği nasıl anlatacağımı düşünüyordum...