Alpay' ın babasının ölümü her şeyin başlangıcı oldu. Aslında, o günlerin öncesinde başka bir hikaye vardı; farklı bir Alpay, farklı bir biz. Onun babasıyla ilişkisi hep karmaşıktı. Alpay, hem onayını almak isterdi hem de ondan nefret ederdi. Babasının sertliği, sürekli kontrolü, Alpay 'ın üzerinde bir gölge gibiydi. Onun ölümünden sonra, Alpay’ ın üzerindeki o gölge kalkar diye düşünmüştüm. Hatta belki daha özgür, daha rahat bir insan olurdu. Beni de özgür bırakırdı Ama tam tersi oldu. Babası öldüğünde Alpay' da bir şey kırıldı. Ya da belki de kırılan bir şey değil, uyanan bir şeydi. Önce sertleşti. Bana karşı. Dünyaya karşı. İlk işaret o cümleydi. "Elin adamına iyi cilve yaptın ama kocana kütük gibisin." Şaka sanmıştım ilk başta, ama gözlerindeki o küçümseyen bakışı fark ettiğimde ne

