Masal hayatı boyunca zorluk görmemiş. Hor görülme nedir bilmemiş bir kızdır. Annesi Esma hanım ve babası Cahit beyin mutlu evliliğine özenen. Lise ikinci sınıfı yeni bitirmiştir. Yaz tatilindeki tek hedefi ise lise sınavına çalışıp yüksek bir puan alarak hayallerindeki üniversitede mimarlık okumak olan bu genç kızın hayatı sadece bir günde nasıl değişecek acaba.
Masal varlık içinde büyümese de yokluk da görmemiş de. Kendi yağlarında kendilerince kavruluyorlardı işte. Babasının 2005 model küçük bir arabası ve dedesinden kalan tek katlı üç odalı dış cephe boyasını daha yeni yaptırdıkları bir evleri vardı. Masal zaten masraflı bir kız değildi. Fakat babası ona hiç kıyamaz cebinde parası olmasa bile Masal'ın cebi dolu olsun diye düşünürdü. Cahit Bey Masalın iyi bir hayat yaşaması için her şeyi yapardı. Masal ise babasının emeklerini boşa çıkarmamak için elinden geleni yapar başarısıyla dikkat çekerdi. Bir yandan da güzel huyu ve karakteriyle öne çıkmaktaydı.
İstanbul'un küçük bir mahallesinde yaşayan masalı mahallede sevmeyen yoktu. Güzelliği ise işte ona kelimeler yetmezdi. Çok güzeldi bu genç kız yaşına göre fazla olgun gösteriyordu ama Masal bundan pekte şikayetçi değildi. Aslında herkes kendi oğluna düşünüyordu ama yaşının gelmesini bekliyorlardı. Evin yemeğini, ütüsünü, temizliğini ve bazen de bahçe işlerini yapan bu küçük kız mutlu bir hayat sürdürmektedir.
Cahit Bey Tamer holdingde muhasebe müdürlüğü yapmaktaydı. Patronu Devran bey ile muhabbetleri vardı. Devran bey Cahit'i severdi. Dürüst adamdır güvenilir adamdır.' Derdi her zaman. Cahit bey ise Devran beye her zaman saygı duyardı. 'Adaletli bir patrondur'Derdi. Parasıyla hava atmayan sayılı insanlardan olduğunu da eklerdi.
Bir gün Devran Bey'i şirkette görünce şaşırmıştı Cahit. Urfa'da bir aşiret ağası olduğu için aslında buralarda pek görmezlerdi Devran Bey'i. Genelde vekili Ahmet beyle iletişime geçerdi Cahit. O gün ise tesadüfen muhasebede ki sıkıntıdan dolayı İstanbul'a gelmek zorunda kalan Devran tanıdık simayı görünce başıyla selam verdi. Bu selamı gören Cahit hemen Devran Bey'in yanına geldi ve odasına buyur etti. Hoş geldiniz faslından sonra koyu bir sohbete dalan ikiliyi bölen kapı sesiydi. İkisinin de odağı kapıya yönelirken içeri utangaç bir tavırla kafasını uzatan kız da kitlendi Devran'ın bakışları. Sanki yıllar öncesinden gelen bir hayal gibi belirdi karşısındaki küçük kız. Bir kaç dakikalık bir şoktan sonra gülen yüzü ile içeri giren genç kız babasının karşısındaki adama da başıyla selam verip babasına döndü ve karnesini verdi. Okullar tatil olmuştu ve masal okul birincisi olmuştu. Öyle mutlu olmuştu ki mutluluğu gözlerinden anlaşılıyordu. Cahit izin isteyip kızıyla ilgilenirken Devran Bey öylece kalmıştı. Bu küçük kız ona karısını hatırlatmıştı. Sanki ikiziydi. Gözleri, hareketleri, ses tonu hatta kokusu bile aynıydı. Kız içeri girince odaya güzel bir esans ve yoğun bir şeftali kokusu kaplamıştı. Sırf karısı şeftali kokusunu seviyor diye konağın dört bir yanını şeftali tarlalarıyla çevreleyen adamdı devran şeftali kokusunu hemen alırdı hiç kaçırmazdı. Devran gözlerini kızın üzerinden alamazken küçük kız odadan çıkmıştı.
Masal ise her şeyden habersiz babasıyla konuşup müjdeli haberi vermişti. Sonrada eve doğru yola koyulmuştu. Herşeyden bir haber mutlu mutlu. Hayallerine doğru gittiğini sanarak...