1- Her Şey Nasıl Başladı?
Güçlü bir aşiret ağasının eşinin ölümünden sonra yıkılmasıyla başlayan bu serüvende bu acılı ağa oğluna tutunarak hayata geri döner. Tam bu sırada töre gereği baldızıyla evlenen bu genç ağanın ikinci eşinden yani baldızından bir erkek birde kız evladı olur ama onun kıymetlisi her zaman sevdiği kadından olan oğlu Mirandır.
Miran büyüdükçe gözü pek, siniri dağlardan büyük, hiddetinden yedi düvelin korktuğu bir adam haline gelir. Eğitimini yurt dışında tamamlayan miran senelerce aşiretinden ve ailesinden uzak kalmış ve Avrupa'nın çoğu yerini gezmiştir. İlkokulu İstanbul'da, ortaokulu Yunanistan'da, liseyi Almanya'da, üniversiteyi Rusya'nın Doğusunda okuyan ve mastırını Amerika'da tamamlayıp oradaki bir şirkete ortak olan Miran Tamer. Üniversite gittikten sonra Tamer aşiretinin yeni ağası ve ağaların ağası olmuştur.
Miran Tamer 27 yaşında işinde gücünde bir adamdır. Evlilikle aşkla alakası olmayan bu adam. Mardin'in ve Urfa'nın en büyük aşiret ağasıdır. Şimdiye kadar bir dediğini iki etmeyen babası bir gün ona hayatını alt üst edecek bir söz söyler. O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Babası Miranı zorla İstanbullu bir kızla evlendirmek ister. Ne kadar karşı çıksa da babası bu çabalarına yanıt vermemiş ve evlenmesi konusunda diretmiştir. En son evlatlıktan reddetmek ve ağalığını almakla babası Miran'ı tehdit edince Miran olayın ciddiyetini fark etmiş ve babasının son sözleri ile de eli kolu bağlanmıştır. Oysa kıymetlisidir Miran onun birden bunu nasıl demiştir. Miranın bu durumu kabullenememiş olsa da el mahkum kabul etmiş ama ağalığını tehlikeye atmayı da göze alıp tek bir söz söylemiştir.