Ruhum, karanlık izbe bir sokakta yönünü kaybetmiş bir şekilde dolanıyordu bir dilenci misali. Üşüyordum, her yer soğuktu ama aynı zamanda tanıyordum da. Bu iki duyguyu tek seferde hissetmem nasıl mümkün olabilirdi? Bana bunları hissettiren şeyin altında yatan sebep korku muydu? Şayet öyleyse korku, birçok duygudan da güçlüydü. Elim ayağımın buz kestiğine emindim lakin kıpırdayamıyordum. Tanrım, ben nasıl bir yere düşmüştüm böyle? Nasıl bir adama aşık olmuştum? Nasıl bir acımasızlığın ortasında yuva kurmuştum? Tüm kemiklerim ağrıyordu acıdan. Acı bedenime sancı yapıyordu. “Nazlı?” dedi yeniden korkuyla ve kerpeten elinden düşüp yere büyük bir gürültüyle düştü. Gözlerim önce yerde ki kerpeten kaydı, sonra onun kanlı ellerine. Bu esnada Kerem de gelmiş ve arkadan birilerine telefon açıp kü

