Islanan yastık değil, başımı yasladığım Darius'un göğüsüydü. Sessizce burnumu çekip, elimle yüzümdeki yaşları silerken, aptalca bir rüyanın beni getirdiği hale inanamıyordum. Sessizce başımı kaldırıp, yattığım yatakta doğrulurken şafağın yeni, yeni söktüğünü farkettim. Gün ışığı tül perdelerin arasından cılızca sızarken, huzurla derin bir nefes aldım. Sadece aptalca bir kabustu. Yüzümü Darius'a döndüğümde, karşılaştığım şeyle kalakaldım. Yılan derisine dönen yüzüne vuran gün ışığıyla kusursuz, kusurlarını izledim uzun bir süre. Aşık olduğum adamın kusurlarından korkmam imkansızdı. Lakin berbat bir kabustan sonra onu böyle görmeyi beklemiyordum. Elimi usulca yüzüne getirip, varla yok arası pütürlü yüzüne dokundum. "Benim kalbi güzel, yüzü çirkin adamım..." Sessizce yanına uzanırken, yü

