Hoşgeldiniz.Ne bakmıştınız?
Görevli kız yanımıza geldiğinde aklıma gelen fikirle gülümsedim.
Biz bakarız canım sen işine bak.
Hızla reyondan bir elbise seçtim.Görevliye uzattım.
Denememe yardım eder misiniz?
Kız kafasını sallayıp beni kabine yönlendirdiğ anda Tuğçe bir anda önümde belirdi.Kıza döndü.
Sen işine bak.Ben yardım ederim.
Kız yanımızdan uzaklaştığında gözlerim doldu.Bu insanlarda kurutlamayacktım.
Kendini akıllı mı sanıyorsun?
Tuğçeyi umursamadım.O da beni umursamadan kouna renk renk elbiseyi alıp kucağıma verdi.Gözleriyle kabini işaret etti.
Kaçıncısı olduğunu bilmediğim elbiseyi geçirdim üzerime. Ayna da kendime baktığımda şalımın dağılmış olduğunu fark ettim. Hızla düzelttim yeniden bozulacağını bile bile. Hazır olduğumda kabinden çıktım.
Tuğçe ise ayaklarını önünde ki küçük sehpaya uzatmış, elinde ki dergiyi karıştırıyordu. Çıktığımı hala fark etmemişti. Kendimi belli edebilmek için öksürdüm. Kafasını kaldırdığında baştan ayağa süzdü beni.
Olmamış başka bir şey dene
dediğinde omuzlarım çöktü. Nesi olmamıştı. Üstümde ki kıyafeti çıkarmadan gezinmeye başladım mağazanın içinde. Tuğçe de ayağa kalkmış kıyafet bakıyordu.Elime aldıklarımın çoğunu denemiştim zaten.
Yoktu işte. Öfkeyle Tuğçeye döndüm. O ise yanında ki görevliyle konuşuyordu. Kolunda asılı duran elbiseyle yanıma geldi ve kolumdan çekerek kabine soktu beni .
Çok güzel olacaksın.Hemen dene bunu.
Şaşkınlıkla kabinde öylece dikiliyordum. Tuğçebin elime tutuşturduğu kırmız elbiseye baktım
Çok güzeldi.
Fazla güzel.
Tuğçenin ısrarları üzerine üzerime geçirdiğim elbiseye baktım. Her yeri minik güpürlerle doluydu. Bel hizasından aşağıya doğru pelerin uzanıyordu. Çok harikaydı. Dışarıya adım attığında Tuğçeyle göz göze geldi.
Vay be! Bu kadar yakışacağını hiç tahmin etmedim
Hızla yanı başımızda ki kıza döndü ve alıyoruz dedi.Elim hemen kol kısmında sallanan etiketi bulduğunda okuduğum rakamla şok oldum.
Bu çok pahalı diye fısıldadım.
Bir dakika ya.Ben neden bunu düşünüyorum şu an.Tam salağım ben ya.Alışmaya mı başlıyordum yoksa.Aklımda ki düşünceleri bir an önce def ettim.Daha önce hiçbu kadar pahalı bir elbise almadığım için istemsizce ağzımdan çıkmıştı.
Valla yapacak bir şey yok güzelim.Onu da Ömercik düşünsün
dedi.Bense anlamayarak ona baktım.
Hadi hadi bizi bekliyorlar dedi ve beni kabine doğru itti.Ayakkabı ve şal'da baktıktan sonra mağazadan dışarı çıktık.Karşımda gördüğüm iki adamla başımı önüme eğdim.Tuğçeyle birlikte yanlarına gittiğimizde
Kök saldık yeminle.
diyen çocuğun sesi uğultudan farksızdı. Çünkü hemen yanımda duran adamın varlığıyla meşguldüm.Parmaklarını bileğime geçirdiğinde ondan uzaklaşmaya çalıştım. Bileğimi o kadar çok sıkıyordu ki kan dolaşımımın durduğunu bile düşünmüştüm. Kafasını bana doğru eğdi.Yüzünde oldukça sahte bir gülümseme vardı.
Eğer yanlış bir hareketini görürsem
dedi ve arkasındaki çocuğa dönmeden elini uzattı eline aldığı telefonu bana doğru uzattığında gözüm ekrana kaydı.
Annem
Babam
Ölürler
diye fısıldadı. Sesinde ki ton bedenimi titretmeye yetmişti bile.
-Anladın mı?
Gözlerimi ona çevirdim.Yanaklarıma süzülen yaşları sertçe sildim.
Sizi bulacaklar bir gün
derin bir nefes aldım
Bir gün yaptığınız her şey için sizi pişman edicem.
Suratıma onunki gibi bir gülüş yerleştirdim. Kaşlarını havaya kaldırdığında
Çoktan polise gitmişlerdir
Kafasini mümkünmüş gibi daha fazla yaklaştırdı.Yakınlığından oldukça rahatsız olmuştum.Bir iki adım geri attım ama tekrar ona doğru çekildim. Hemde bu sefer dip dibeydik. Gözlerimi çenesine indiridim.
Bırak lütfen dedim.Şu an iğrenç bir konumdaydık.
Ne zaman bir kelebeğe dönüşeceksin işte o zaman seni bırakacağım
diyen adama baktım.Kelebege dönüşmek ne demekti.Ne yapacaklardı bana.KOlumdan tuttup sürklercesine dışarı çıkardı.Sert gözleri beni buldu.
Bin.
Kararsızca etrafıma baktım.
iMDAAAA
Ağzıma kapanan elle sustruldum.Arabaya itti.
Kızım senin beyninde falan bir problem mi var acaba?
Tuğçe ters ters bana bakıyordu.Onu umursamadan kafamıcama yasladım.
Eğer bir daha böyle bir şey yapmaya kalkarsan sonucuna katlanırısn.
Keskin gözlerini bana dikmiş tehditler savuran adama baktım.Arkasına dönmüş bana bakıyordu.
Tekrar yapıcam.
Gözümden bir damla süzüldü yanaklarıma.Kolumda hissettiğim baskıyla Tuğçeye döndüm.
Biz sana fazla iyi davrandık sanırsam.
Derin bir nefes aldım.Kolumu çekip ondan kurtardım.Kafamı cama yaslayıp ağlamaya başladım.
Araba durduğunda kimseyi beklemeden kendimi dışarı attım.Tuğçe hızla dibimde bitti.Kolumu sertçe tuttu.
4 tane bina vardı.Hepsi de farklı renkteydi.Turuncuya boyanmış olana yöneldiklerinde onları takip ettim.Daracık olan asansöre baktım.Tuğcenin yanına doğru yanaştım.
Asansör 4.katta durduğu an tam karşıda ki kapı da açılmıştı.Genç bir adam ve kadın çıktığında Tuğçe koluma girdi.Kulağıma doğru fısıldadı.
Sakın!
Yutkundum ve karşımdaki kadına ve adama baktım.
Hayatım bak komşularımız gelmiş.Ömerciğim annenlerde nerde dün akşam üzeri geldim yoklardi.Yoksa Zeynep mi kötüleşti?
Ömer karşıısnda sırıtan kadına ve hemen arkasında ki adama kısa bir bakış attı.
Yok bir sıkıntı.
Bu adam herkese karşı kabaydı sanırsam.Gözleri beni bulduğunda zihnimden geçen düşünceleri okuyor olma ihtimalini düşünmeye başlamıştım.
Sizde hoşgeldiniz diyen kadının bana baktığını görünce beni kastettiğini anladım.Kafami salladım.
Sizi daha önce hiç görmedim
diyen kadınla Tuğçe yanımda belirgin bir offfff demisti.Kadınsa onu umursamdan bana bakmaya devam ediyordu.Bense şaşkın şaşkın ona bakıyordum.Tam o sırada elimde hisettiğim elle hızla yan tarafıma döndüm.Elimi çekmeye çalışsam da başarılı olamadım.
-Nişanlım diyen adama ters ters baktım.Gozleri beni bulduğunda gözlerimle ona meydan okudum.
Ay ne nişanlısı.Cok sevindim.İsminiz neydi?Allah Allah .Neriman Abla'da hiç bahsetmedi dedi ve Ömer'e imalı bakışlarını gönderdi.Kadın gözlerini bana kilitlenmiş bakıyordu.
Ya hu Aynur Abla sen onu bunu bıraktı bize bir daha ne zaman şu meşhur böreğinden yapacaksın?
Ali Ömere kısa bir bakış atıp bizim önümüze geçti.
Ay yapmam mI Aliciğim.Ne zaman isterseniz.Ama bak bugün isteme daha düğüne hazırlanacağım.Sizde geliyorsunuz değil mi?
diyen kadina baktım.Konunun başka bir yöne kayması beni oldukça memnun etmişti.
Aynen Aynur Abla.Biraz da akşama laflarız ha.
diyen Tuğçe kapıya yöneldi ve elini kadına oldukça kaba bir şekilde salladı.Ömerin elleri hala elimdeydi.Kapı kapandığı an elimi seertçe çektim ondan.İşaret parmağımı ona doğru salladım.
Birdaha sakın bana dokunma.
Beni umursamadan yanımdan geçip gittiler.Oturma odası olduğunu tahmin ettiğim ferah odaya girdimde köşedeki koltuğun ucuna sindim.Hepsi tek tek kendini bırakmıştı.Zihnimde o kadar çok soru vardı ki?Düşünmekten ağrımaya başlamıştı artık.
-Anladı mı dersiniz?
diyen Ali'ye baktım.Gözlerini bana çevirdiğinde başımı hemen yere eğdim.
-Acıktım ben Ali yemek şöyle de yiyelim be gülüm.Salla Aynuru !!!
Tuğçenin yüksek sesiyle yüzümü buruşturdum.Sanki yer yok gibi gelip yanıma oturmuştu.
-Valla acıktık ha ne söyleyelim ?
diyen Ali elinde telefonuna bakarak konuşuyordu.
Ben pizza
diye bağıran Tuğçeye sertçe baktim.Kulağımın dibinde ne diye bağırıyordu.
Abi ?
Ali kafasını telefondan çekmiş karşımda oturan adama bakıyordu.O ise kafasını koltuğun başlığına yaslamış gözlerini kapatmıştı.Garip gözüküyordu.Oldukça garip.Gözlerini açmadan
Farketmez
dedi.Ali'nin bakışları beni bulduğunda önce başını eğdi,sonra kararsızca etrafına bakındı.
Şey.
Yutkundu.Kaşlarımı çatmış onu izliyordum.Neydi bu utangaçlık,çekingenlik.Sanki beni onlar değil de bir başkası kaçırmıştı.
Şey abla sen ne istersin?
dediğinde şaşırarak ona baktım.
Abla mı?
Kim kaçırdığı birine abla derdi ki?
Gözlerimi ondan çekmedim.Cevap vermeden uzun uzun baktım gözlerini kaçırdığında yüzümde soğuk bir gülümseme oluştu.Rahatsızca yerinde kıpırdandı.
Derin bir nefes aldım.
Sizden bir an önce kurtulmayı...