Şirkete girer girmez ilk işim minho'nun odasına gitmek oldu. Odaya girdiğim an bana ters bir bakış atıp önünde ki bilgisayara geri döndü. Anlaşılan kızmıştı ama umrumda değildi. Bu aralar ona pek güvenmiyordum, zaten sakladığı şeyle de yanılmadığımı anladım. "Hiç ters ters bakma hakettin." Yanına yaklaşıp bilgisayar ekranına baktım. Bana doğru dönüp ters bir bakış atarak gözlerini devirdi. "Tanrı aşkına Haneul vurmak ne demek?!" Vurmasam asla konuşmazdı. Beni buna o mecbur bırakmıştı. "Konuşsaydın o zaman." Elimle ekranda ki rotayı gösterdim. "Burası olmaz, bu gece orada yoğun çevirme var." Bizimde kendimize göre kaynaklarımız vardı. Bu alemde barınmak için sağlam dostluklar kurmak gerekiyordu. "Bu rotayı kullan." Şehir içinden geçen yolu gösterince şaşkınca baktı. "Bakma şöyle, bir

