44

1214 Kelimeler

"Üç saat oldu, neden hala kimse bir şey söylemiyor?" Taehyung'un neredeyse ağlamaklı olan sesini duyunca bakışlarımı ona çevirdim. Cevap bekliyormuş gibi değil de daha çok kendi kendine söyleniyormuş gibi geldi. Eun Woo'nun kafası omuzuma düşmüş geldiğimizden beri sessizce oturuyordu. Koca adamdı ama hala çocuk gibi reaksiyonlar veriyordu. Elinde tepsiyle bize doğru gelen adamın elinden herkes birer bardak almaya başladı. Herkes kahvelerini içerken içeriden gelecek tek bir haber bekliyorduk. Namjoon, Eun Woo için kendini hiç düşünmeden bir kurşunun önüne atmıştı. Bu durum gerçekten kalbimi sızlatmaya yetiyordu, bir de onu kaybetmeyi düşünmek bile istemiyordum. "Haneul, içeride ki odaların birinde dinlen." Kulağıma fısıldayan jungkook'a zoraki bir şekilde gülümseyip kafamı olumsuz anl

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE