Namjoon beni yavaş hareketlerle arabanın arka koltuğuna bırakıp yanıma oturdu. Gücüm yoktu, kafamı sabit tutacak gücüm bile yoktu. Kafamı yavaşça omuzuna koydum. Eli anında saçlarımı bulmuştu. Ben bu acı ile nasıl baş edecektim. Kendimi büyük bir boşlukta hissediyordum. "Öldü." Dudaklarımdan süzülen kelime ile tekrar ağlamaya başladım. Namjoon ani bir hareketle elini çeneme yerleştirip ona bakmamı sağladı. Yüzünde büyük bir şaşkınlık vardı. Neye şaşırdığını düşünemeyecektim. Belki de bilmeme şaşırıyordu. "Kim öldü?" Sorduğu soru ile kaşlarımı çattım. Haberleri yok muydu? Belki de üzerinden çok zaman geçmemişti ve onu henüz bulamamışlardı. "Jungkook, o öldü. Hem de benim yüzümden öldü." Kafamı eğmem ile tekrar çenemden tutup kaldırdı. "O ölmedi güzelim. Nereden çıkardın?" Anlaşılan ha

