"Yemek vakti." İçeriye giren Ji-yong'a ters ters bakıp gözlerimi yumdum. Gerçekten yemek yiyeceğimi falan düşünüyor muydu? Ayrıca neşeli çıkan sesi kulaklarımı tırmalıyordu. Ellerimi çözdüğü an onu boğarak öldürmeyi planlıyordum. Yanımda ki komidine elinde ki tepsiyi bırakıp bana doğru yaklaştı. Koltuk altlarımda tutup beni oturur pozisyona getireceği an kendimi geriye doğru çekmeye çalıştım. "Dokunma bana!" Gülümseyerek kafasını iki yana sallayıp yaptığı şeye devam etti. Ellerim ve ayaklarım bağlı iken ona direnmem pek mümkün değildi. "Yatarken yemek yiyemezsin ama." Sırtımı yatak başlığına yaslayıp yanımda ki sandalyeye oturttu. Tepsiyi kucağına alıp çorbadan bir kaşık bana uzattığı zaman kafamı ters yöne çevirdim. "Yemeyeceğim!" "Yapma Haneul yemen lazım. Zor günler seni bekliyo

