Yaklaşık dört saattir haber bekliyordum. Jungkook'a mesaj atmıştım ama geri dönmemişti. Eun Woo'yu da zar zor ikna edip göndermiştim, şirkette önemli işler vardı. Kapımın tıklatılması ile gözlerimi araladım. İçeri gireni görünce şaşırsamda belli etmemeye çalıştım. Beklediğim kişi jungkook'tu ablası değil. "Selam, Hye Ri ben girebilir miyim?" Karşımda kafasını kapıdan uzatan kız hakkında dün orospu diye düşünürken bu sadece güzel olduğunu düşünüyordum. "Tabi." Gülümseyerek yanıma gelip baş ucumda duran monitörlere baktı. "Nasıl hissediyorsun?" Aslında sırtımda ki ağrı beni son bir saattir zorluyordu ama katlanılmayacak gibi değildi. "İyi sayılır otursana." Elimle yanımda ki sandalyeyi gösterdim. "Çok şanslıymışsın kurşun bel boşluğuna gelmiş biraz daha sola gelse omur iliğe denk

