Ne kadardır bu şekilde yattığımdan haberim yoktu ama vücudumun ağrıları bana uzun süre olduğunu anlatıyor gibiydi. Gözlerimi aralayarak içinde olduğum odayı inceledim. Beyaz soğuk bir hastane odası. Vurulmuştum, kurşunu sırtımda hissetmiştim, herhalde bu yüzden yan yatıyordum. Sağ tarafıma dönmek istedim ama canımın yanması müsade etmedi. Karşıda ki kapıdan çıkan adamı görmemle gülümsedim. Bırakmamıştı, buradaydı. Beni uyanık gördüğünde yüzünde kocaman bir şaşkınlık oluştu. Anladığım kadarıyla çıktığı kapı lavaboydu, elinde ki peçeteye ellerini kurularken donup kalmıştı. "Haneul?" Şaşkınlığına karşı hafifçe tebessüm ettim. "Uyanmışsın, doktor sabah ancak uyanır demişti." Yanıma yaklaşarak sanki gerçek mi değil mi anlamaya çalışır gibi bakıyordu. "İyi misin?" Boğazımı temizleyerek

