Beklemek kadar korku veren bir an olamazdı. Roj ayakta gözlerini diktiği ameliyathane kapısına kitlenmişken Rojgûl’ün halini düşünüyor kalbindeki aşkına yalvarıyordu. Çok seviyorsa yaşardı çünkü Roj da ölümün eşiğindeydi. Tek bir haber ruhunu teslim etmesine neden olurdu. Zaten ağlamaktan göz pınarları kurumuş ruhu ıssız bir çöle hapsolmuştu. Gülünün boynu bükük solgunken nasıl yaşardı? Barzan bir saattir ameliyathanenin önünde onca kalabalığın arasında kimseyi dinlemeyen dostunun yanına bininci kez gitti. Onlarca ağa hastaneyi doldurmuş geçmiş olsun demişlerdi ama Roj tek kelime etmiyordu. Roj babasının cenazesinde bile başını dik tutmuş her gelenin baş sağlığını kabul ederek metanetini göstermişti ama şimdi dünya ile bütün iletişimini kesmişti. Barzan Roj’un sevdası karşısında hem ko

