bc

Sana Çıkar Bütün Yollar

book_age18+
18
TAKİP ET
1K
OKU
billionaire
HE
badboy
brave
heir/heiress
drama
bxg
campus
enimies to lovers
musclebear
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

Asla yapmam dediğin yerden sınanmadan bitmezmiş hayat. Asla bir erkeğe güvenmem diyen Gülfem ile asla bir kadına bağlanmam diyen Mahir'in yaşadıklarına çok yakından şahit olacaksınız .Gerçek bir yaşam hikayesinden esinlenerek kaleme aldığım yeni serüvenimize hoşgeldiniz.

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
1. Bölüm: Tanışma....
GÜLFEM Ben Gülfem. Sadece Gülfem demek beni tanıtmaya yeter mi bilmem? Annesinin sağ kolu ,sırtını dayadığı cılız ama sağlam direği, kardeşinin küçük annesi ve öğrencilerinin acil desteği :) Gülüyorum çünkü kendimden başka herkese yeten ben ;içimde hep poyrazlar, lodoslarla mücadele etmeye çalışan sekiz yaşındaki küçük kız çocuğuyum aslında . Hayatı sekiz yaşında tepetaklak olmuş küçük Gülfem ,her şeye rağmen dimdik ayakta. Ben öğretmen Gülfem. Okulu bitirdikten sonra annemden ve kardeşimden ayrılmamak için İzmir'de ki bir özel okulda ilk öğrencilerime kavuştum. Bir öğretmen için bir bahçe dolusu çiçektir öğrencileri. Hepsi başka başka türden renkten olsada birdir yerleri. Bir rehber öğretmen olarak tüm öğrencilere aynı mesafede olsam da en çok Cemre ile ilgilenirdim. Ergenlik mevzularına ek ailesel problemleri vardı. Hep hüzün vardı yüzünde. Özgüveni olmayan hiç yüzü gülmeyen Cemre önceliğimdi. Belkide benzer acılardan geçtiğimiz içindi ona yardım etme isteğim. Onun isyankar ruhu bazı noktalarda benden ayrılsa da ikimizinde çıkış noktası aynıydı. Diyeceksiniz bu hikâyeye bir beyaz atlı prens lazım. Evet benimde yüreğime sızan ama imkansızım bir beyaz atlı prensim vardı. Cemre'nin abisi. İstanbul'da yaşamasına rağmen kardeşi için gelip onunla ilgilenen fedakar abi. Hiç yüzyüze konuşma fırsatımız olmasada uzaktan uzağa duruşundan etkilenmeştim. Birde tâbi öğretmenler gününde bana yolladığı çiçeklere teşekkür için aradığımda. Kardeşi için yaptıklarıma teşekkür etmiş ve güzel dileklerde bulunmuştu. İnancım gereği bir erkekle uzun süren bir konuşma veya bakışma içine girmesem ilk kez böyle birşey başıma geliyordu. Nefsime yenilmiştim ve hep onu düşünüyordum. Ta ki o güne kadar. Sadece uzaktan uzağa etkilendiğim adamın bir ucubeymişim gibi bana bakarak söylediği sözlerle imkansızım daha da imkansızlaştı. Bugüne kadar kendi adımın yanında başka bir erkeğin adını bile yakıştıramazken zavallı yüreğim kendince hayallere kapılıp en olmadık kişiyle kendini aynı karede hayal etmişti. Ama iyi oldu ben de kendimi ,sınırımı , haddimi bildim bu da benim miladım oldu. MAHİR Kendimi bildim bileli mutsuz bir ailenin içindeyim. Aslında olay dedemin İzmir'deki eğitimi yeterli görmeyip babamı yurt dışına yollaması ile başlıyor . Babam yetiştiği seküler kültürün de etkisiyle kendi ülkesine ve dinine yabancılaşmış ve ülkeye geri dönmek istememiş. Babaannem oğlunu kaybetmek istemediği için onu evlendirerek ülkeye döndürmeye karar vermiş. Dedem onun için en uygun adayı bulup kararını oğluna bildirmiş. Babam başlarda dirensede yakından tanıdıkları ailenin kızından daha iyisini bulamayacağını düşünerek kabul etmiş. Sonuç olarak annem böylece babamın hayatına girmiş. Babam annemi ilk görüşte aşık olmuş. Hey gidi Kemal Bey ,sen ülke ülke gez ama küçümsediğin İzmir'den ailenin sana münasip gördüğü kıza vurul. Tabii ki ilk yıllar çok güzel geçmiş aşkla kurulan yuvanın ilk meyvesi ben olmuşum . O yıl, dedemin ölümü sebebiyle annem adımı Mahir koymuş. Babam ise dedemden kalma küçük fabrikanın başına geçmiş ve sorumlulukları artınca annemi ve beni unutup tüm dikkatini işe vermiş. Babamın yine eve uğramadığı bir gün annem namaz kılarken babam eve gelmiş ve dananın kuyruğu burada kopmuş. Annem inançlı bir kadın olsa da yıllarca babamdan gizli ibadetlerini yapmış . Nasıl olsa eve gelmiyor diye bu rahatlıkla ilk kez kendi odasında namaz kılmış. O gün şiddetli bir kavga etmişler. Babam annemi evden kovmuş.Ben hayal meyal o günleri hatırlıyorum annemin ağlayarak çanta hazırlaması ve birlikte babaanneme taşındığımız gün. Aradan dört yıl geçmiş ve babam babaannemin hastalığı sebebiyle ilk kez evimize gelmişti . O günden sonra babamı bir daha hiç görmemiştim . İstanbul'da yeni bir fabrika kurmuş ve buradakini arada sadece kontrole geliyormuş . Tabii bu süreçte bir kez olsun bizi görmek istememiş. Babasızlığa o kadar alışmıştım ki gelişine sevinemedim. Çünkü baba ne demek bilmiyordum. Ben bu süreçte okula başlamıştım. Her gün olduğu gibi sabahtan çıkıp okuluma gidiyordum akşam döndüğümde yine babam evdeydi yıllar sonra ilk kez aynı çatı altında bulunmuştuk . Hergün babamın anneme içi giderek baktığını anneminse onunla bilerek göz göze dahi gelmediğini görüyordum . Çocuk olsam da duygularını dışarıdan görmek mümkündü. Bu süreçte babam hep bizimle kaldı. Arada iki günlüğüne gider ortadan kaybolur ama tekrar geri dönerdi. Artık onun her zaman geri döneceğini bilirdim. Aslında babam da bizi özlemişti ama serde erkeklik var ya bir türlü havaya diktiği burnunu yere indiremiyordu. Gel zaman git zaman annemin yelkenleri suya indirmesiyle ilişkileri kaldıkları yerden devam etmiş ve annem Cemre'ye hamile kalmıştı. Babaannem aldığı ışın tedavisinin yanında babamın özel olarak yurt dışından getirttiği takviye edici ilaçlarla günden güne hızla toparlanıyordu. Biz de tam anlamıyla bir aile olmuştuk. Arkadaşlarımın evinde hep gördüğüm gibi evde bir anne ve bir baba bir de çocuk vardı.Sanırım bizim evimizdeki eksiklik babamın yokluğuydu artık o da olduğunda tam bir aile olmuştuk. Böylece bir yılı ardımızda bırakmıştık. Yaz tatili yaklaşıyordu ve artık karne alma zamanı gelmişti. Mahalledeki arkadaşlarım önceki yaz gittikleri Kur'an kursundan bahsediyorlardı . Bu yıl da yine oraya gitmek istiyorlardı. Ben de bu konuyu ailemle konuşmaya karar verdim. mahalledeki bütün arkadaşlarım gibi ben de camiye gitmek istiyordum. Çocuk kalbim işte içimdeki sevinçle eve gelmiş ve aileme onlarla konuşmak istediğimi söylemiştim. Tabi babamın inancından bir haber heyecanla aileme anlatmaya başladım. Çocukların ballandıra ballandıra imam ile ders öncesi sonrası ve arasında koca caminin içinde oynadıkları oyunları minareye çıkıp ezan okumalarını gülen yüzümle anlattıkça babamın rengi atıyordu . Onun yüzü renk atarken benim gülen yüzüm yavaş yavaş soluyordu. Küçükken fark edemediğim detaylar büyüdüğümde daha da büyüyordu gözümde. Babamın öfkesi büyüdükçe büyüdü ve ardında hasta annesini, hamile karısını ve korkmuş küçük oğlunu bırakarak bir daha geri dönmemek üzere bizi terketti. O gece anneme sarılarak sabaha kadar uyudum. Annemin ise uyumadığı sabah uyandığımda şişmiş gözlerinden belliydi.Belki de sabaha kadar ağlamıştı .Kahvaltıdan sonra bahçeye çıkıp oynamak istedim. Annem de bahçedeki oturma alanına oturarak beni izliyordu . Birden bahçenin büyük kapısı açılırken içeriye büyük siyah bir minibüs girdi . Açılan kapıdan inen mini etekli, gözlüklü kadın ile annem ayaklandı. Annemle konuşarak elindeki kağıtları gösterdi ve o an annemle gözgöz geldim. Yüzündeki acı ifade ile bana doğru geldi. Gözlerinden akan yaşlarla önümde diz çöktü. "oğlum baban senin için muhteşem bir yaz okulu bulmuş ve şimdi bu abla seni ona götürecek. " Elinde okulun rengarenk fotoğrafları vardı. Heyecanla fotoğraflara bakıyordum. Kocaman kaydıraklı havuz bile vardı. Tekrar anneme baktığımda annem gülmeye çalışsada gözlerinden akan yaşlar onu ele veriyordu. Gülerken ağlarmis insan bunuda o küçük yaşımda öğrendim.Ellerinden tutup "sende gel anne birlikte gidelim" dedim Kafasını iki yana salladı ve boynundaki kolyeyi çıkarmaya çalıştı. Saçının topuzuna takılan kolye ile uğraşırken daha çok ağladı. En sonunda çıkardığı kolyeyi avucuma bıraktı. "Ben gelemem ama kalbim her daim seninle . Beni her özlediğinde bunu hatırla." Sanki bir daha onu göremeyecektim . Evet babamın bulduğu muhteşem okulu merak etsemde annemin yeşil gözleri yaşlarla doluydu. "biz çantasını hazırlayana kadar bekleyin lütfen" Annem elimi tutup beni kaldırdığında gözlüklü kadın söze girdi. "Nilüfer hanım Kemal Bey'in kesin emri var üstündekiler hariç hiç birşey gelmeyecek bu evden. " Annemin adımları durduğu gibi hızla kadına döndü. "patronuna söyle oğlum özlediği zaman gelecek buna değil o hiç kimse karşı çıkamaz. " Kadın anlayışla başını aşağı yukarı onaylarcasına salladı ve annem tekrar önümde eğilerek sımsıkı sarıldı . Kapının girişinde bizi izleyen babaannem başındaki beyaz örtü ile gözlerini silip yanımaza gelip ikimizi birden kucakladı. Bugünkü Mahir'in hayatı o siyah minibüse adım attığı gün başladı.

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

Ağanın Sözde Karısı

read
69.9K
bc

HÜKÜM

read
227.0K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
534.2K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
48.8K
bc

AŞKLA BERDEL

read
84.2K
bc

Bal dudaklım (Ağır bedeller)+18

read
29.9K
bc

Ne Olacak Halim (Türkçe)

read
14.4K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook