Bir De Sen Gitme- Hande Mehan Zaman, öyle böyle akıp gidiyordu. Cezayir Sühel, sancılı bir akışın orta yerinde, acı dolu bir bekleyişin içinde sıkışıp kalmıştı. Varlığı, geçmişle gelecek arasında asılı kalmış, sürüp giden dünya telaşından neredeyse uzaklaşmıştı. İçinde taşıdığı yorgunluk, yalnızca bedenine değil, ruhunun en ücra köşelerine kadar işlemişti. Zaman, Cezayir Sühel'in içine akıl almaz yaralar açmıştı. Dile kolay yaklaşık iki buçuk aydır her anını hastanede geçiyordu. Yiyor, içiyor, nefes alıyor ama yaşadığınız bir türlü hissedemiyordu. Yoldaşı olan hastane koridorlarının soğuk duvarları, yalnızca kendisinin değil, diğer aile üyelerinin de bu uzun bekleyişte sırtını dayadığı dağ olmuştu. Herkes perişan bir haldeydi. Herkesin üzerine sinen yorgunluk, gözlerine yerleşen uyku

