"Miray Fırat'lar geldi." Duyduğum cümle karşısında adeta donmuştum. Ne yani şimdi Fırat burda, bizim evde miydi? Telefonumdan saate baktığımda saat bire geliyordu. Bana dün öğlen saatlerinde orda oluruz demişti ve gelmişti bile. Aceleyle ayağa fırlayıp üstüme baktım. Üstümde eşofman vardı ama güzellerdi. Dışarda bile giyilebilecek eşofmanlardandı. Odamdan çıkıp heyecanla salona doğru yürümeye başladım. Uğur'un sesini, Furkan'ın kahkahalarını, Yağız'ın küfürlerini çok net bir şekilde duyabiliyordum ama Fırat'ın sesini duymuyordum. Adımlarımı daha da hızlandırırken bir elin kolumu tutması ve benim mutfağa alınmamla korkudan aklım durmuştu. Ağzımı refleks olarak açıp bağıracakken bu el bu sefer de ağzımı kapattı. "Korkma benim." Fırat'ın kulağıma dolan sesiyle onu ne kadar çok ö

