Son Akşam Yemeği

335 Kelimeler
Köşelerine çekilen herkes yanlarına bırakılan pizzalarını yemekle meşgüldüler. Zira yaşanan heyecan hepsini acıktırmıştı. Fakat tuhaf olan diğer şey Maskelinin karşı duvarda asılı olan ve para değerlerinin gösterildiği televizyonda haber kanalını açmasıydı. Herkes dikkatle içlerinde olduğu durumun banka dışındaki halini izliyordu. Garip hissettirmişti çünkü onları üzen şeyin tehlikede olmaları gerçeği değildi. Onları ölesiyle merak eden yakınlarının yüzlerindeki korkunç bakışlardı. "Kimin yakınısız?" "Annem ve babam şu anda içeride rehin alındılar. Annemin ismi, Mia. Anne senin için çok endişeleniyoruz. Umarım iyisinizdir ve zarar görmediniz." Mia donuk bakışlarını ekrana kitlemiş sessizce ağlayarak mikrofona konuşan oğlunu izliyordu. Ağlaması gerekiyordu ama yapamıyordu. "Ben Veronica'nın annesiyim. Kızımla ilgili en ufak bir haber alamıyorum. Herkes neden susuyor? Onun iyi olduğunu bilmek benim hakkım. Veronica dürüstçe işini yapan bir banka çalışanı ve bu muameleyi kesinlikle haketmiyor." Herkes gibi televizyonu izleyen Veronica, iş arkadaşı Mia'dan farklı olarak gözyaşlarını serbest bırakmıştı. Çünkü içerisinde olduğu durum fazlasıyla inciticiydi. Kameralar, polis arabasından inen aynı zamanda olayı inceleyen genç polis memuruna döndü. Kendisini soru yağmuruna tutmuş habercilere cevap vermekte hevesli gibi görünmüyordu. Maskelinin yanında oturmuş Sophia onun da televizyona odaklandığını gördü. "Ya sen? Senin için endişelecek yakının yok mu?" Sorduğu sorunun ardından maske ona çevrildi. "Yok, senin de öyle görünüyor." Sophia utanmış gibi kafasını aşağı eğdi. "Ailem çok uzakta sadece." dedi elleriyle oynayarak. "Benim aksime umursanmayacak birisi değilsin. Kim bir suçluyu merak eder ki?" Maskenin altındaki ses boğuk gelse de Sophia oradaki acıyı kesinlikle hissetmişti. Kolunun olduğunu sandığı siyah parçadan tuttu sıkıca. "Yanılıyorsun, asılı suçlu orada oturan şişko. Hepsini geçtim, tek suçlu biziz. Yıllardır bizim emeklerimizi sömürerek kendisine lüks hayat yaratan bu herife karşı çıkmaya korktuğumuz için suçluyuz. Burada asıl utanılacak kişi varsa o da biziz. Bütün bunların farkında olmadığımızı mı sanıyorsun? Farkındaydık fakat her şeyi boş vererek hayatımızı yaşıyorduk. Nasıl olacaksa artık?" Derin nefes alarak karışmış olan düşüncelerini topladı. "Demem o ki, iyi ki geldin. İyi ki bizi kurtardın.." Yüzüne yayılan o tebessümün ardından anın büyüsüne kapıldığını çok sonradan fark  etmişti. Kesinlikle beklediği bu değildi. Kesinlikle birisine hayran olacağı düşüncesi aklının ucundan geçmezdi. Bu ikisi için de geçerliydi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE