Veronica - Her birimizin çaresiz zamanlarda kararsızlığın ardından baş vurabileceğimiz yanlış seçimlerin olduğu kısmıydı. Tabii sonuç olarak onun kadar başarılı olamayabiliriz sonunda fakat düştüğü durumu idare etmesi ayrıca kurduğu bağı da kalbinde tutmaya çalışması onu duygusal bir savaşçıya çevirir.
Ron - Hayatımızda her şeyi şakaya vuran insanlar muhakkak vardır değil mi? Bu onları temsil eden bir karakter. İsyancı birisi olamaz ama ortasında kaldığı anlaşmazlıktan şakaya vurarak kurtula bilir. Bunun her zaman işe yaramadığını söylemek gerekir çünkü bazı sorunların ciddiye alınmaması durumunda daha kötü sonuçlar doğabilir.
Sophia - Asi, isyankar, cesaretli ve hayalperest. Aslında her birimizin içerisinde yatan bir karakter diyebiliriz fakat çoğunlukla dışa vurmayız bu yönümüzü. Maskenin altındaki kişiye hayran olabilecek kadar saf olabilir ama tehlikeli durumlarda da geri adım atmayacak kadar cesaretlidir. Şikayetlerini fazlasıyla dile getirse de insanları en az kendisi kadar önemser.
James - Realist ve dürüst. İş arkadaşını anlasa da yaptığın şeyin doğru olmadığını kabullenmişti. Kurallara uymanın önemli olduğunu düşünen ve her daim kırmızı çizginin arkasında kalarak savaşmayı seçen bir kişilik oluştursa da her insan gibi onun da kırılma noktasının olmasını belirtmekte fayda var.
Ned - Kendisi bu hikayedeki favori karakterimdir. Asosyal ve insanların düşünceleriyle zıtlaşan fikirleri yüzünden her daim geri planda kalmaya çalışıyor. Talihsizlik yüzünden insanlardan yediği kazıklar onun aşk, arkadaşlık gibi bağlılık gerektiren durumlardan uzaklaşmasını sağlamıştır. Kısacası insanlara karışmaktansa kitaplardaki sayfalara gömülmeyi tercih eden bir kişilik oluşturmak zorunda kalmıştır zamanla.
Mia - Ailesini her şeyden üstün tutan bir anne profili çizen kadın karakter. Çevremizde çok sık görüldüğü üzere kendisini ailesine adayan anne oluşu onu kanunsuz işlerden kaçınmak zorunda bırakmıştır. Yine de kendi prensipleri olduğunu söylemek gerekir ;)
Oliver ve Elisabeth - Ne yazık ki birbirilerine bağlı olarak yaşayan az sayılı çiftlerden bir tanesi onlar da. Yine de birbirilerinden bekledikleri onay yüzünden attıkları adımlarda çelişki yaşamaları kaçınılmaz.
Vinny - Hikayemizin kötü karakterine gelirsek aslında onun da kendi açısından oluşturduğu savunma mekanizmaları var. İnsanların karşısında oluşturduğu saygın kişiliğin sonunda çökeceğini bildiğinden her şeye acilen son vermesi gerektiğini iyi biliyordu. Sonuç olarak o sadece şanssız olan taraftaydı.
Medya - Olayları her zaman yüzeysel olarak ekranlara yansıtan televizyon yancılarını sık sık görmekteyiz. Bazı durumları araştırdığınız zaman tamamen farklı ve ilişkisi olmayan olaylara çıkmışlığınız olmuştur muhakkak. Fakat her sıcak gelişmelerin ön cephesinde bulunan topluluk olmalarını da unutmamak gerekir.
Mia'nın eşi - Bu karaktere isim vermek istemedim en başından çünkü yaygın olarak görebileceğiniz kişilerden kendisi. Yaşadığı umutsuzluğun aslında hayatın şanssızlığı yüzünden değil de yaptığı yanlışlar sonucu olduğunu kabullenemiyor. Anlık olarak karşısına çıkan fırsatlarla her şeyi düzeltebileceğine umut ediyor. Marvel dünyasında yaşamadığımız için anlık kahramanlıkların pek işe yaramadığını söylemek gerekiyor onlara.
Polis Departmanı - Adaletin yerini bulması için gecesini gündüzüne katan insanlar için neyin doğru neyin yanlış olduğunu tartışmak büyük bir kargaşaya neden olabilir. Tıpkı iki kardeşin bir birine zıt olan adalet algılayışı yüzünden karşı karşıya gelmeleri gibi. Yollar ayrı olsa da adalet mutlaka aynı noktada kesişecektir.
Hallowen Katili - Çocukların şeker bayramının katili olan soyguncumuzun beyaz atı olmadığı için yürümek zorunda kalmış bunca yolu kat etmek için. Yine de gerçeği ulaştırmak için asla geç değildir. O sadece bir karakter değil, günlük hayatımızda canımızı sıkan olayların, insanların vücut bulmuş hali kendisi. Tabii ki onun yaptığı şeyleri tekrarlamamak gerektiğini söylemem gerekmese de bunun uygun yolları olduğunu belirtmek isterim. En kısasından HAYIR demeyi öğrenmek gibi. Siz ağaç değilsiniz ve bu yüzden canınızın sıkıldığı yere de kök atmak zorunda değilsiniz. Her daim çığlık çığlığa gülümseyen maskenizi yüzünüzden eksik etmeyin çünkü gerçekte neyi planladığınız sadece size özel kalmalı. Yaşamın da stratejisi bundan ibaret.
Soygun - En başından dediğimiz gibi yapılan plana göre bunun soygun olması gerekiyordu. Nelerin olduğunu düşünmek artık size kalıyor. Hoşça kalın!
İyi Soygunlar!