1820 İngiltere/ İskoçya sınırı Kuzey Denizi'nden bir akşam vakti..
Genç kız başını kaldırarak kayalıkların üzerinde ki eve baktı. Her gece orada oturan ve karanlık sulara dalgın bir şekilde bakan adamı göremeyerek umutsuzca başını eğdi. Hayatında gördüğü en hüzünlü gözlere sahip bu adamı izlemek için her gece aynı saatte kayalıklara geliyordu.
Avery Genesis Eglantine ! Genç kızın yakın arkadaşı öfkeyle arkadaşının adını seslenirken gel hadi seni bekliyoruz, ne anlıyorsun sürekli burada durmaktan diye söylendi.
Kızlar kendi aralarında konuşurlarken genç kız gözünün önüne gelen saçlarını geriye atarak omuzlarından aşağıya dökülmelerine izin verdi. İçinden bu gece gelmemiş diye düşünürken üzüntüyle arkadaşlarına dönerek gidebiliriz diye seslendi.
Ay ışığının altında ki karanlık sularda Avery arkadaşlarıyla birlikte kaybolurken aklını ayrılmak zorunda kaldığı yerde bırakmıştı.
~~~~~~~
Brayden kendisini görmeye gelen arkadaşını kaçıncı defa geri çevirdiğini bilmiyordu fakat bu kişi yakın dostu dahi olsa görüşmek istemiyordu. James'in kendisini suçlu hissetmesini ve yüzünün bu halini gördükçe üzülmesi Brayden'in de öfkeyle dolmasına sebep oluyordu. Malum kazanın üzerinden neredeyse bir sene geçmişti. O zamandan beri arkadaşı yurtdışından sürekli doktorlar getirmiş şifacılar bulmuştu fakat hiç biri brayden'in yüzünü eski haline getirebileceğini söylemiyordu.
Brayden'a göre james'in şu an ki gelme amacı yine kendisine bulduğu saçma şifacılardan biri ya da yüzünde ki bir yarayı bile kapatamayacak doktorlardan biriydi. Hayatını doktorların kendisine endişeyle bakarak ve bir deney aracı olarak görmelerini sağlayarak geçirmek istemiyordu.
Kendi yaptığı resimlerle dolu odada köşede ki koltuğa oturmuş bir vaziyette içkisini yudumlarken tekrar kapıyı çalan uşağın içeri girmesiyle kaşlarını çattı. Yaşlı uşak eliyle üzerine düzelttikten sonra lordum arkadaşının gitmemekte ısrarcı, her odayı arayıp sizin nerede olduğunuzu bizzat bulmaktan çekinmeyeceğini söyledi. Görüşmesi gereken çok önemli bir konu varmış diyerek Brayden'in tepkisini bekledi.
Brayden bardağını sertçe yanında ki masanın üzerine bıraktıktan sonra parmağıyla bardağın üzerinde daire çizdi. Arkadaşı kendisi için boşuna uğraşıyordu ve artık bunu bırakması gerekiyordu. Ayağa kalkarken kendisine bakan uşağına geldiğimi haber ver diyerek karşılık verdi.
James'in kendisini beklediği salona girdiği zaman karanlığa alışmış gözleri sadece şöminenin ışığının aydınlattığı odada hemen arkadaşını buldu. Yarayla kaplı yanağını arkadaşının görmesini istemeyerek başını çevirdikten sonra neden geldin diye sordu.
James arkadaşının kendisinden bile saklandığını gördüğünde içi acıyla dolarken bir yıllık yalnızlıkta arkadaşının bu hale gelmesine sebep olduğunu bildiğinden bir kaç saniye sessiz kaldı. Brayden artık bu karanlıktan çıkmalısın. Aramıza dön dostum diyerek yalvarırcasına konuştu. En yakın dostu bu haldeyken kendisine de mutlu ve huzurlu bir hayat yoktu.
Aranıza dönmek mi ? Bu halde mi Brayden acı dolu bir kahkaha atarken devam etti. İnsanların benimle dalga geçmesi, yüzümde ki bu lanet yara yüzünden alay konusu olmak için mi diyerek bağırdı.
Brayden kimse böyle düşünmeyecek sana söz veriyorum !
Tutamayacağın sözler vermemelisin dostum. Şimdi lütfen git. Bir daha da gelme James. Karınla ilgilen dostum zamanını benimle harcama . Brayden arkasını dönüp odadan çıkmaya hazırlanırken arkadaşının sözleriyle duraksadı. Hala neden uğraşıyorsun James, benim için herşey bitti diye düşünürken arkadaşının konuşmasıyla sarsıldığını hissetti.
Seni bu durumdan kurtaracağımı söylemiştim Brayden.Kendini yalnızlığa mahkum etmene daha fazla izin vermeyeceğim. Benimle gel !
Brayden içinde yükselen umudun ve bunu bastıran öfkenin sesine yansımasına engel olamayarak Nereye diye sordu. Beni eski halime getirebilecek kim var ? Herkesi denemedin mi James diye bağırdı.
Herkesi değil diye karşılık verdi James. Bir kişi daha var Brayden diyerek devam etti. Son çarem olsa da seni ona götüreceğim.
Bana istemediğim bir şeyi yaptıramayacağını biliyorsun değil mi James diyerek burnundan soludu.
İsteyerek geleceğini umuyorum Brayden diyerek gülümsedi James. Uşağına çoktan eşyalarını hazırlamaya başlamasını söyledim. Yaşlı bunak senden daha hevesli bu perdelerin açılması ve bu evin eskisi gibi gün ışığı görmesi için.
Umarım pişman olmazsın James diyerek kapıya yöneldi Brayden. Kendisinden çok arkadaşının uğraşıyor olması bu durumu daha da rahatsız bir hale getiriyordu.
Arkadaşının arkasından umarım dediğini duymayarak odasına yöneldi. İçten içe Brayden'da eski haline dönmek istiyordu. Dışa vurmasa da ya da en yakın dostuna bile söyleyemese de aynaya baktığı zaman yaralı yüzünü görmek istemiyordu. Kendisinden korkmak ya da başkasının yüzünü gördüğü zaman kendisinden tiksinmesini istemiyordu. Umarım bu sefer benim için bir tedavi vardır diyerek derin bir nefes aldı ve eşyalarının hazırlandığı odaya ciddi adımlarla girerek dolabına yöneldi.
Oysa ki kendisi için gerçekten bir tedavi şekli vardı ve bu yolda feda etmesi gereken çok şey olacaktı.
2 hafta sonra
Brayden öfkeyle burnundan solurken atın üzerinde arkadaşına dönerek bu sondu james diye bağırdı. Benim için yaptığın son şeydi bu dostum.eve vardığımız zaman bir daha tedavi kelimesini duymak dahi istemiyorum diye devam etti.
Hava hafif bulutluydu ve yağmur çiseliyorken yavaş bir şekilde gittikleri yerden dönüyorlardı. James'a göre şifacı kadın çok mantıklı şeyler söylemişti tamam belki kulağa biraz saçma ve delice geliyor olabilirdi fakat neden olmasın ki diye devam etti. Evet James o kadına gerçekten hak veriyordu. Arkadaşının katılaşan kalbi güneş ışığı görmeyen gözleri belki de karanlıklar için de devam ettirdiği hayatı yüzünden yarası günden güne daha kötüye gidiyor ve kabuk bağlıyordu.
Hiç bir doktorun başaramadığı şeyi belki de bu kadın başarabilirdi. 100 'ü aşkın yaşıyla bir çok tecrübesi olduğunu yüzünde ki kırışıklıklardan görebiliyordu.Eğer kendisi bu durumda olsa ve brayden ona bu tarz bir şeyle gelse gittikleri kadının bir şarlatandan farkı olmadığını düşünebilirdi fakat şu an arkadaşı için bu kadına ve söylediklerine içten içe inanmak istiyordu.
Doktorların tedavi edememesinin tek bir nedeni var demişti kadın James'a bakarak. Arkadaşınızın kalbi.. duraksayarak Brayden'in ifadesiz yüzüne baktı. Bunu istiyor musunuz Bay Hunt diye devam etti. Gerçekten yüzünüzün eski haline dönmesini yaranın tamamen ortadan kaybolması ve eski yakışıklılığınıza kavuşmak istiyor musunuz?
Brayden belli belirsiz bir şekilde kafasını sallayarak yaşlı kadına baktı.
O zaman kendinize sizi gerçekten seven bir kadın bulun Bay Hunt. Ancak bir kadının size verebileceği sonsuz sevgi karşısında yüzünüz eski haline dönecektir.
Brayden duyduklarının saçmalığı karşısında sesini yükselterek ne saçmalıyorsun be kadın, yüzümün sevgiyle ya da bir kadınla ne alakası var diye bağırdıktan sonra ayağa kalkıp gitmeye çalıştı.
Sadece sonsuz sevgi seni eski haline getirebilir evladım.. bu sözümü sakın unutma.Kendinden dahi iğrenirken bir kadının seni koşulsuz ve karşılıksız sevdiğini gördüğün zaman sende kendini sevmeye başlayacaksın. İşte o zaman sevgi gören kalbin yüzüne de yansıyacak.!
Brayden kapıdan çıkmadan önce arkadaşını bakarak sert bir şekilde konuştu. Burada işimiz bitti James, gidelim ! Bu kadın tam bir şarlatan doktorların yapamadığı şeyi kendisinin bir kaç saçma sözüyle olacağını sanıyor.
Yaşlı kadın ifadesiz bir şekilde karşısında öfke saçan adama bakarak son sözlerini söyledi. Bir gün bana içten içe teşekkür edeceksin evlat emin ol ben ölmeden sen buraya tekrar geleceksin.
Brayden kadına nefretle bakarken şimdide geleceği görüyor sanırım yaşlı bunak diyerek arkadaşıyla birlikte oradan ayrıldı.